Benim çocukluğum İstanbulun o zamanlar güzel bir semti olan Kasımpaşa da geçti... Ben ve arkadaşlarım sabahın kör vakti atardık kendimizi sokağa çocukluğumuzu yaşardık, yeni nesil gibi dayatılmazdı çocukluk bize... Büyüklerimiz rahattı o zamanlar şimdiki gibi kötülükler pislikler yoktu...Bütün gün sokakta top oynayıp bisiklete binmekten eve yemek yemeye gitmeyip annemizin bize balkondan saldığı ekmek arasını büyük iştahla yerdik... Ben çocukken annemle komşu gezmesine götürülmezdik, götürülsekte ya bize ayrılan bir odada oturur yada hava güzelse bahçede oyunlar oynardık... Şimdiki çocukların sahip olduğu birçok şeye sahip değildik ama bizim çocukluğumuz çok daha zevkli,çok daha hatırlanmaya değerdi...Nerede şimdi o oyunlar o kültür.. Acaba şimdiki çocuklar istop,yakantop, sek sek.... vb... oynamayı biliyorlar mıdır?Sokak aralarında parklarda az mı yakar toplar istoplar oynadık. çelik çomak... saysay bitmez..
Fransa'nın siyaset amacı güderek kabul ettiği yasa Türkiye'yi üzdü...Hatayı kendimizde aramakta lazım... Bunca yıldır aslında bize yapılan soykırıma sessiz kaldık. Baktık ki Fransa bir yasa çıkardı bizim aklımıza soykırım yeni geldi. Her zamanki gibi tarihimize sahip çıkmadık... Tarih bize tokadını iyi attı... Fransa'nın yıllardır geçmişi kurcalama konusunda (kendi çıkarları doğrultusunda) nedenli hassas bir ülke olduğunu hepimiz biliyoruz... Fakat bu sefer adamların daha doğrusu Cumhurbaşkanları Chirac'ın hedefi farklı 2007 seçimlerinde ermeni halkına sempatik görünebilmek... Neymiş efendim ülkeler hatalarını kabul ederek büyürlermiş. Almanya Yahudi soykırımını kabul ederek büyümüşmüş... AB'ye girmek istiyorsak soykırım yasasını kabul etmemiz gerekiyormuş. Yıllardır demokratikleşmeden, insan haklarından, hak ve hukuk üstünlüğünden söz eden bir ülkenin Cumhurbaşkanının bu sözleri sarf etmesi ne kadar muazzam bir ülkede yaşadığımızın bir kez daha altını çizmemiz gerektiğini gözler önüne serdi...
İçimden Yalnızlıkla ilgili yazı yazmak geldi...Yazmak kolay ama bir o kadar da zor. Anlatılacak ne çok şey var içimde dünden kalan ama unutmaya çalıştığım...Yalnızlık.İçimizi en güzel anlarda bile hep sarmadımı...Yaşadığımız mutluluklar, hüzünler hep bitmedimi? Döktüğümüz gözyaşları niye? Sadece kendimiz için... Biten aşklarda da, biten ömürde de dökülen gözyaşları hep kendimiz için. Çünkü bizi asil korkutan YALNIZLIKTIR... Sevgiyi, özlemi birlikte yaşamak güzeldir...