|
Deliliğin Dili |
|
|
|
Salı, 25 Aralık 2007 |
|
Osman DEMİRCAN Deliliğin Dili
Yerinde duran sadece ayak kokusunu duyar ve daima sayıklar.Yürü git deliliğin dili olsun ağzında.Ve konuş durmadan; cümlelerle koş hayata.Ses getirsin kalem oynatmaların.Her ka lem gıcırtısında kapılar aç; dünyayı yerinden oynat.Yürü ayak kokunu sadece çakıl taşları hissetsin.Ve bacakların hiç yenilmesin.Merhamet dolu cümlelerle başla hayata.Her sözcüğünde umut filizlensin.Yaprak yaprak katıl yıllara.Rüzgalarla içini titret ve şükret.Kendi cümlelerinle konuş.Önüne konulan sloganları terk et.Kavramlara yeni anlamlar yüklet.İçi boşaltılmış sevgi sözcüklerini terk et.Sevmeyi konuşmasını, yazmasını, düşünmesini, okumasını bilen insanlara teslim et. Yeni yeni gülüşler,yeni yeni yürekler icat et.Başkaldırı köleliktendir.İtaat et.Ve düşüne düşüne sabret.Boyun eğerek dünyayı işgal et.Hınç dolu cümlelerle yeni binalar inşa et.Binalarını itaat kültürüyle süslet. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (13) | Görüntüleme sayısı: 427 | Devamını oku... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Sen Trensin Ben Deve |
|
|
|
Pazar, 09 Aralık 2007 |
|
Osman DEMİRCAN Sen Trensin Ben Deve
Sen istersin ki bildiğim yoldan gideyim, yoldan yordamdan hiç çıkmayayım. Alıştığım bir hayat çizgisinde bir rotada gideyim.Önüme hiç engel çıkmasın istersin. Ayaklarının altında zaman akıp gitsin ve önünde gideceğinle ilgili bir sorun olmasın.Bütün dağlar delinmiş olsun veya dağlardan dağlara köprüler kurulsun.Ulaşacağın yere emin adımlarla gitmek istersin.Bilmezsin ki tabanlarında ezdiğin senin hayatındır.Bir adım öteye kendi isteğinle gidemezsin ki.O zaman ayakların ne işe yarar ki? Bir iz bırakabilir mi tren? Sen metal soğukluğunda bir hayat istiyorsun.Sağındaki solundaki çiçeği koklayamadıktan sonra yolculuk neye yarar ki? Gideceğin yer belli ise sen de bellisin.Evet bir kurşunsun ya da oksun.İlk kurbanı da sensin. Bil ki aslında ölüsün.Sen trensin ben deve. Ben yol bilmez kervan bilmez bir deveyim. Tek korkum deve dikeni.Bütün çöl benim,ova benim,yol benim. Hayatın güzelliklerine yol alırım ben. Çirkinim yüzümde çalıların çiçeksiz yanları.Gülüşlerimde bitmeyen kışlar.Donuk bir tebessüm çizerim dudaklarımla.Ama yine de senden çok gülerim.Çünkü ezber şarkılar yoktur dudaklarımda. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (13) | Görüntüleme sayısı: 586 | Devamını oku... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hayatı Yırtarak... |
|
|
|
Pazar, 18 Kasım 2007 |
|
Osman DEMİRCAN 
Hayatı Yırtarak Ellerimle Açtım.. Hayatı yırtarak ellerimle açtım.Bir söz bulamadım söyleyecek.Az daha dudaklarımı kopar ıp çöpe atacaktım.Yalanlarla süslediğim cümlelerimi tamamlayamadan kustum.Ellerimle gözyaşlarıma dokundum.Sabıkalı şiirler yazdırdı bana gözlerim. Utancı gördüm.Kini ve nefreti gördüm. Doğru sözcükleri bulmaya çalıştım.Sanki ağdan kaçan balıklara benziyordum.Derin acılar ve vurgunlar yaşadım. Çığlıklarım dudakların tarafından yutuldu.Ve gözlerinde sadece gölgelerim gezindi.Bir boşlukla göz göze geldim.Yılan balıkları aramızdaki çatlaklara giriyordu ve ben böylece acılara boğuldum.İçimde eksikliğini hissettiğim sen değildin.Kimsesizliğimin sebebi sen olamazdın. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (10) | Görüntüleme sayısı: 632 | Devamını oku... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Tekrar ve Terör |
|
|
|
Çarşamba, 24 Ekim 2007 |
|
Osman DEMİRCAN Tekrar ve Terör
Türk insanı, yalnızca zamanın akışını bilir, ritmini, aynı hareketlerin ve aynı kelimelerin sonsuz tekrarından alırsa gelişemez. Her şeyin tekrar edildiği ve tekrar yaşandığı bu hayali ülkede yani Türkiye'de insan macerasına ve ilerleme düşüncesine yer yoktur. İnsan asla geleceğe uzanamaz. Tarih yazamaz. Tekrar döngüsüne asla son verip, kendine bir kader yaratamaz... Türkiye'de tekrar eden bir terör olayı var ve hiçbir değişiklik yok. Harekete geçen kaderi ters yüz edecek ve statik toplum anlayışını bozacak bir değişme bir gelişme yok. Talihsizliğimize ağlamak, hamasi tavırlar içinde olmak engelleyici bir duruş olmayacaktır. Ortada ciddi bir savaş varken sloganvari konuşmalar tarihin çöplüğüne çoktan atılmışken bağırıp çağırmalar hiç de bilimsel olmayacaktır. Bıkkınlık veren tekrarları bir kenara bırakıp artık harekete geçmenin tam zamanıdır. Artık dağlara karakol kurup üç beş askeri orada konuşlandırmanın değil uzaydan uydu aracılığıyla sınırları gözetlemenin zamanıdır. Zekayı kullanmanın, aklımızı başımıza almanın günüdür bugün. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (10) | Görüntüleme sayısı: 460 | Devamını oku... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Her An Kapı Çalabilir |
|
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 15 |