|

|
| | Yarım Kalan Dua Adem KORKMAZ |
İstatistikler
| Aktif Ziyaretci | 105 | | Dünkü En Fazla | 399 | | Haftalık | 504 | | Aylık | 5337 | | Toplam | 293733 |
Üyeler: 1273
Haberler: 494
Web Bağlantıları:
Ziyaretçiler: 555455
|
| |
|
Yenilendik |
|
Sitemizi Yeniledik. Kayıt olarak yazı gönderebilir Buradan ya geçebilirsiniz. |
|
| |
Yazarlar
|
Doğru Adımla Yanlış Sonuca Varmak |
|
|
|
Cuma, 21 Aralık 2007 |
|
Tamer DURAN Doğru Adımla Yanlış Sonuca Varmak!
Bölgemizi ve özellikle de ülkemizi doğrudan ilgilendiren ve Emperyalistlerce yazılan senaryo sahnelenmeye başladığında, oynanacak olan oyunun kuralları her hecesiyle milletimizi bölmeyi, parçalamayı hedeflediği ortaya çıkmıştır. Bilerek ya da bilmeden bu senaryoda rol alan her oyuncu, yaptığı her hamlede kendi milletinin sonunu hazırlayan bir adım atmış olmakla kalmamakta, kendi doğasıyla da çelişen hıyanete de alet olmaktadır. Ama ne hikmetse (!), her figüran kendisini jön olarak görmekte, dolayısıyla haklılığına tüm içtenliğiyle inanmaktadır. Bunun nedeni ise son zamanlarda sıkça işitmekte olduğumuz toplum mühendisliği denen bir tekniğin uygulamada oluşudur. Roller öylesine bilinçli dağıtılmıştır ki, oyuncu çevresinde sadece kendi rolünün ihtiyaç duyduğu manzarayı, aracı ve ara sonuçlarını görebilmektedir. Zaten istenen tam olarak da budur(!). Senaryonun oturtulduğu temel, hiç kimsenin ret edemeyeceği şu evrensel doğrular ile maskelenmektedir: Yorumlar (7) | Favori olarak ekle (30) | Görüntüleme sayısı: 1117 | Devamını oku... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hepsi Hepsi Bir Yürek |
|
|
|
Cuma, 21 Aralık 2007 |
|
Meryem BEYAZAL Hepsi Hepsi Bir Yürek
Karmı olmalıydı güvenmenin bedeli dağa? Kar, yağmur ve boran. Dilsiz sevdalara tutulmuş yolların bile hicranı bunca yakmazken toprağı, yangın mı olmalıydı umuduna bölünmenin bedeli dağa? Bir yangın ki, hiçbir ateşin tanımlayamayacığı kadar derin, ibrahimler sınandı korunda, bir yagın ki, hiçbir zehirin kıvrandıramayacağı kadar acı, eyyubi sabırlar denendi sancısında. Alevinde yıkanabilir mi şimdi sabrın, nicedir yaban bu yürek, çekingen ve ürkek, ne İbrâhîm ne eyyub ateşin ortasında. Ayağımda bir zincir var ağıt gibi umuda. Her halkasında bir baldıran zehiri. Binlerce ölüm getirir bana bu sevdadan. İnanmazdım oysa yenileceğimi guruba, yani sevdaya. Sükün en sevdiğim sözcük oldu şimdi. Karanlık en sevdiğim libas gözyaşlarıma. Yaşamımda benden fazla yer edindi. Üşüyor artık değdikçe avuçlarıma beklentilerim. Geri dönen dualar gibi düştü ellerimden bir bir. Yürüyor mu, koşuyor muyum bu yazgı elinden? Mahküm muyum, azademi neyim ben? Uçurumundan mı düştüm bu dağın, uçurumuna mı bilmeden, saldın beni yangınlara nesin sen? Neyin bedelisin bende, hangi günahıma karşılık ateşten acı? İçtiğim bir bardak çayın bile zehire karıştı tadı. Bu kadar zor mu olmalıydı teveccuh etmek bir dağa. Bu kadar çetin mi soyunmak dağdan sevdaya? Değilmi ki sırtımı verdiğim hepsi hepsi yüreği taştan bir dağdı, güneşe sevdalansam belki bu kadar yakmazdı, Yorumlar (11) | Favori olarak ekle (25) | Görüntüleme sayısı: 1297 | Devamını oku... |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 7 - 12 Toplam: 171 |
 |

|
|
|
|