|

|
|
|
Editor'den
|
Ekmek Kırıntıları |
|
|
|
26 11 2007 |
|
Editörden; 
Ekmek Kırıntıları..
Bu günlerde dergimize o kadar çok yazı geliyor ki emin olun okumayla baş edemiyoruz.Ama gelen yazılardan biri varki bizi gözyaşına boğdu… Daha doğrusu yaşanmış bir konu..Yazıyı gönderen kargasha rumuzlu okurumuza bir çok mail atmamıza rağmen ulaşamadık.Ama yazı gelmişse ve kayda değerse sizle mutlaka paylaşmamız gerekiyor.Bu bizim kayıtsız şartsız borcumuz. Buyrun birlik de yeniden okuyalım..İşsiz bir baba (Himmet) ve temizliğe giden bir anne(Emine) ve bir erkek(mehmet) bir kız (rabia) çocuktan oluşuyor bu aile.Tek lüksleri evdeki televizyonlarıdır.mehmet 3.sınıfa gitmektedir,okulu dersleri ve babası kahvedeyken ya da yattığında tv keyfi yapmayı çok sever. Yorumlar (3) | Favori olarak ekle (9) | Görüntüleme sayısı: 395 | Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
Kaldığımız yerden |
|
|
|
27 02 2007 |
|
Adem KORKMAZ 
Kaldığımız Yerden/Editörden;
Hicran dergisi olarak nihai hedefimiz edebiyatı sevdirmek,şiiri teşvik etmek olacaktır. Ve "ne kadar para o kadar şair" düşüncesindeki edebiyata hizmet rolüne soyunmuş sahte yazar, şair, dergi, gazete, yayınevi, internet sitesi,grup varsa deşifre edip bu işe yeni başlayan genç kalemleri uyarmak olacaktır.Ve Şiirin peşinde değil de şöhretin peşinde koşan "ben,ben,bencileri" önce uyaracağız .Derme çatma bir kitapla isminin yanına utanmadan sanal ortamdan istifade ederek,sözde şiir,edebiyat sitelerine isminin hemen önüne sıkılmadan şair "filan dalanca" ünvanını takarak gerçek şairlere hakaret eden edebiyat canavarlarını deşifre edeceğiz.Onlara şairlik ünvanını halkın vereceğini öğreteceğiz.Onların en belirgin özelliklerinin "imla hataları " bulmak olduğunu göreceksiniz.Anlatım bozukluğu korkusundan sıyrılıp, gönülden gönüle yollar olduğunu keşfedeceksiniz.Biz geldik! yelkenlerinizi açın!. Yorumlar (3) | Favori olarak ekle (48) | Görüntüleme sayısı: 907 | Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
Editör'den |
|
|
|
13 09 2006 |
|
Adem KORKMAZ EDİTÖR'DEN
Selamların en güzeli olan Allah’ın selamıyla selamlıyorum,şuanda bin bir yeisle yıkanan düşüncelerimin ürettiği satırların barındığı dudakları, yine selamlıyorum yorgun gözlerin umursamaz süzüşlerini... Bilemiyorum bu kaçıncı satırdır gözlerinde odaklaşan... Belki şu ana kadar hiçbir satır sana heyecan vermedi, belki bir çoğu anlamsız geldi, masal diyarında unuttun belki de ümit etmeyi... Nasıl ki daha evvelden okuduklarının, bir çoğunu hatırlamıyorsan, emin ol ki bunu da hatırlamayacaksın, belki de biraz sonra gözlerindeki hala çözemediğin ve bir ömür boyu anlayamayacağın, bakışlarının rehavetini gideren perde seni bu satırlardan alıkoyacak ve gerçek zannettiğin renkli dünyaya bırakacaksın kendini... Belki de bu satırlar gözlerinle asla buluşamayacak, ama şuna inan eğer ki, şu an dudaklarında ağır ağır harflerim aralanıyorsa tahmin edemeyeceğin kadar mutluyum. Sadece ben değil HİCRAN’a gönül veren, seninle buluşmasını sağlayan ve bahtınızı bahtı yapmaya söz veren gönüldaşlarım da mutlu. Sormayacağım kahroluyor musun? diye. Zira bu hiçbir şeyi değiştirmez. Yorumlar (3) | Favori olarak ekle (36) | Görüntüleme sayısı: 419 | Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
 |

|
|
|
|