spacer.png, 0 kB

 kartallar les yemez

Yarım Kalan Dua
Adem KORKMAZ

İstatistikler

Aktif Ziyaretci152
Dünkü En Fazla541
Haftalık2091
Aylık9800
Toplam311970

Oyunlar(yeni)

 Arabalar (33 kez oynandı)
Kahramanımızı çekici ile kurtarmaya ne dersiniz? Mouse ile b...

 Elmas Topla (45 kez oynandı)
Yön tuşlarını kullanarak elmasları toplayın.

 Ralli (37 kez oynandı)
Arabanızı, rengini ve pisti seçin. Yön tuşlarıyla arabanızı ...

 Matrix ve Neo (31 kez oynandı)
Kılıcınızı ve silahınızı kullanarak düşmanları öldürün.

 Apache (45 kez oynandı)
Bu üstün helikopterle karşınıza çıkan hedefleri yok edin.
 
 Space Invaders (16 kez oynandı)
Bu oyun bir klasik, oynamayanlardan mısınız yoksa?

 Ofiste Aşk (52 kez oynandı)
Patron telefonla görüşürken, arkadaşınızla ilgilenin. Mouse ...

 Avea Penaltı (118 kez oynandı)
Penaltıları atmak için sağdan ayarları yapın ve vurun.

 


Üyeler: 1274
Haberler: 494
Web Bağlantıları:
Ziyaretçiler: 690191

Hicran dergisi 1. sayı arsiv

002.jpg

hicran 2 sayı

004.jpg

005.jpg

kapak6.jpg

say_7.jpg

say_8.jpg

say__11.jpg

kapak.jpg  

spacer.png, 0 kB
 
Yenilendik

Sitemizi Yeniledik. Kayıt olarak yazı gönderebilir Buradan Ana Sayfaya geçebilirsiniz.

 
Çanakkale Centilmenler Savaşı Mı? Yazdır E-posta
Perşembe, 08 Şubat 2007
Yazı Index
Çanakkale Centilmenler Savaşı Mı?
Sayfa 2
Sayfa 3
Ekrem ŞAMA

 http://www.ekremsama.com/wp-content/uploads/e-sama.jpg
Çanakkale Centinmenler Savaşı mı?


 Bir konu hep dikkatimi çekmiştir.
Bir çok yazar ve şair Çanakkale Savaşları’ nı bir CENTİLMENLER SAVAŞI gibi anlatmaya özen göstermektedir.http://www.canakkale.gen.tr/album/album/ki020.jpgBence de Çanakkale savaşları bir centilmenler savaşıdır. Ama tek taraflı centilmenlerin vahşi ve kural tanımayan vahşilere karşı verdikleri bir savaştır.
Türk ordusunun gerçekten her zaman olduğu gibi savaş kurallarına, merhamet sınırlarını adeta zorlayıp uyduğu bir savaştır.
  Şimdi bu görüşümü ispatlayacak olan bazı olayları delilleriyle paylaşmak istiyorum:
18 Mart 1915 deniz savaşları esnasında batırılan Fransızların BUVET isimli zırhlılarında bulunan 600 den fazla personel de geminin içinde kısa sürede sulara gömülmüş ve boğulmuştu. Güverteden   denize atlayan 30 kadar Fransız askeri zarar görmeden kurtarılsın diye askerlerimiz derhal ateş kesmişlerdi. Bunu İngilizler de itiraf etmişlerdir.

 

Boğazı geçmeye çalışırken batırılan bir İngiliz denizaltısının mürettebatı  boğulmasınlar diye yiğit askerlerimizden bazıları canlarını tehlikeye atarak soğuk suya atlamışlar ve onları kurtarmışlar, doyurup tedavi ederek misafir muamelesi yapmışlardır.
Savaş boyunca yaralı olarak bulunan veya esir alınan düşman askerleri derhal hastanelere sevkedilmişler ve tedavileri yapılmıştır.
Yaralı bir düşman askerinin ateş hattından bir mehmetçik tarafından nasıl kurtarıldığını, savaşta subay olarak görev yapan ve daha sonra Avustralya genele valisi olan Lord Casey tarafından nasıl övgüyle anlatıldığını, daha sonra bu hatıradan yola çıkılarak Kanlısırta Mehmetçiğe Saygı Anıtının dikilmiş olduğunu gezenler görmekte ve kitabesinden okumaktadırlar.
Düşman Başkomutanı General Hamilton 30 Haziran 1915 tarihli günlük anları arasına şu anlamlı cümleyi yazmıştır:
“Çok garip! Çerkez asıllı Türk esirlerinden biri, yaralı bir İngiliz askerini ateş altında sırtında taşımış.” Buna ilave edecek tek kelime bulamıyorum.
Bir Fransız generalinin, ağır yaralı bir Fransız askerinin yine ağır yaralı bir Türk askerinin kendi yarasına toprak basıp da gömleğinden kestiği parçalarla nasıl kurtarmaya çalıştığını hatıralarında dile getirmiş olduğunu çoğumuz biliriz.
Böyle yüzlerce münferit olay bize bizzat düşman askerleri tarafından intikal ettirilmiştir.
Esir alınıp İstanbula sevkedilen düşman askerlerinden vefat edenlerin kendi dinlerine göre askeri tören de dahil olmak üzere nasıl toprağa verildiğini bir insanlık örneği olarak okumaktayız.
Evinin eşyasını ve karısının bileziğini satarak esir düşmüş bir Avustralyalı askeri memleketine göndermiş bir Samsunlu erin hikayesini de yine çoğumuz duymuştur.
Bu belgeli örnekleri çoğaltmak mümkün.
Yani, Türk Ordusu hem askerlik disiplini olarak, hem de dininin gereği savaş kurallarına uyarak insancıl  olarak, yani CENTİLMENCE savaşmıştır.
Ama!
25 Nisan 1915 tarihinde Kumkaleye çıkarma yapan Fransızların kuşattığı bir Türk birliğinin teslim olmak istemeleri ve silah bırakıp beyaz bayrak çekmelrine rağmen taranarak şehit edildiklerini General Hamilton’un hatıralarından okuyoruz.
Gezenlar görmüşlerdir. Akbaş şehitliği…
Olayın teferruatına girmiyorum ama, hastane gemisiin alçakça bile bile batırılması sonucunun nasıl faciaya dönüştüğünü bu şehitliği gezenlerin oradaki kitabelerden gözyaşlarıyla okuduklarına her defasında şahit olmaktayız.
Geliboluda defalarca hastane gemilerimizin bombalandığını ve yaşanan faciaları kitaplardan okumak mümkün.
Sargıyeri şehitliğini gezenler, nasıl bir facianın o civarda yaşanmış ve binlerce yaralı askerimizin hunharca katledilmiş olduğunu bilirler.
Çanakkale Merkez, Gelibolu, Kilitbahir, Eceabat ve civar sivil yerleşim birimlerinin nasıl bombalandığını, yakılıp yıkıldığını, sivillerin nasıl katledildiğini buna mukabil Enver Paşa’nın  canlı kalkan kullanmaya teşebbüs ettiğini yine tarihler yazmaktadır.
Düşmanın Türkler burayı nasılsa bombalamazlar diyerek hastane çadırlarına top yerleştirdiklerini ve buradan açtıkları ateşle ne kadar Türk askerini şehit ettiklerini biliyoruz.
Düşmanın, yasak olmasına rağmen domdom kurşunu kullandığı çeşitli delilleriyle belgelenmiştir.
Kendilerine gaz maskesi dağıtılmak istenen Anzak askerlerinin, “Türkler merhametlidirler, bize karşı gaz kullanmazlar” diyerek maske almadıklarını kendilerinin ifade etmiş olduğu kayıtlarda geçmektedir.
Esir aldıkları Türk askerlerinin etrafına benzin dökerek onların can havliyle kaçışmalarını kahkahalarla izleyerek zevklerini tatmin eden Anzakların bu olayı kendilerinin hatıralarından okuyoruz.
Esir aldıkları bir Türk askerinin kafasına alçakça kurşun sıkarak şehit edip, kellesini kesip savaş hatırası olarak Avustralya’ya götürmüş ve 86 yıl saklamış olduklarını ve bu kellenin daha sonra iade edilip  bu gün Şehitler Abidesinin dibine defnedilmiş olduğunu oradaki kitabesinden okuyoruz.
Bu örnekleri daha yüzlerce çoğaltmak mümkün.
Yani düşman savaş kaidelerine hiç uymamış vahşi bir savaş yapmıştır.
Dün öyleydi, bu gün de bu hiç değişmemiş, hatta daha da vahşileşmişlerdir.
Yani onların hiç CENTİLMEN olmadıklarını tarihi gerçekler ortaya koymaktadır.
Şimdi yazdıkları kitaplarda, çektikleri belgesellerde ve yazdıkları şiirlerde makalelerde veya yaptıkları söyleşilerde Çanakkale Savaşlarını “CENTİLMENLER SAVAŞI” gibi gösterenleri anlamak mümkün değildir.
Gerçekte Çanakkale Savaşları tek taraflı CENTİLMENLER SAVAŞI dır.
 

 


Favori olarak ekle (50) | Görüntüleme sayısı: 2558

Yorumlar (21)
RSS yorumları
1. 12-02-2007 03:51
 
ah çanakkale
AH ÇANAKKALE ORAY HERKESİN GİTMESİNİ İSTİYORUM
Misafir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
2. 12-02-2007 03:52
 
dfew
wqedeaase
Misafir
 
3. 16-02-2007 14:55
 
çok saulun bunu yeni duydum
Türkler merhametlidirler, bize karşı gaz kullanmazlar
Misafir
 
nihat
4. 02-04-2007 01:01
 
centilmeniz
türklerin gaz kullanmamasının sebebi orası tepe olduğu için kendilerinede geleceklerinden korkması,
Misafir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
5. 09-04-2007 17:10
 
Enver Pasa
Canakkale Dünya kamu oyununda en önemli Harp!Canakkale savasi Enver Pashanin Imperialistler üzerindeki cok önemi Zafer.Ingilisler Dünya agalikligi iddiasinda aldiklari en korkunc darbe.Imperialistler Türkiyeni ayaklayip da Car Rusiyasini Bolseviklerden hilas edecekdirler fakat basaramadilar.Karsi tarafda Enver Pasa vardi.Böyle bir serkerte yaratmish bir halk basilamaz.Can kayiplari olmadan zafer de kazanilamaz.Biz verdiyimiz sehitler henuz hüzur icinde."Dalgalanir kare deniz bakip türkün bayragina"bu vatan laylasi shehitlerin ruhu!Tarih Enver Pasaya hayle layik oldugu kiymeti verememis.Yaziklar olsun!
Misafir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
6. 10-05-2007 05:45
 
BİLİNMEYENİYLE
Yazı içeriğiyle alakalı olmadığı için yorum silinmiştir.
Misafir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
7. 11-05-2007 02:45
 
HOCAMIZDAN
Yazı içeriğiyle alakalı olmadığı için yorum silinmiştir. 
Yazarımızn Şahsi sitesi www.ekremsama.com dur iletmek istediğinizi özel mesajlarınızı kendisine ordan iletebilirsiniz.Yazının konusuyla alakası olmayan yorumlar silinir.
Misafir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
8. 11-05-2007 02:45
 
Y....
Yazı içeriğiyle alakalı olmadığı için yorum silinmiştir. 
Yazarımızn Şahsi sitesi www.ekremsama.com dur iletmek istediğinizi özel mesajlarınızı kendisine ordan iletebilirsiniz.Yazının konusuyla alakası olmayan yorumlar silinir.
Misafir
 
9. 12-05-2007 05:03
 
YAZAR EKREM ŞAMA
Konuyla alakalı değil silinmiştir.
Misafir
 
10. 12-05-2007 05:02
 
EN SEVDİĞİ ŞEY
Konuyla alakalı değil.Silinmiştir.
Misafir
 


 
< Önceki
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
eXTReMe Tracker