| Esir Düştüm Gözlerinde "Söyleşi" |
|
|
| Pazartesi, 12 Şubat 2007 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sayfa 1 Toplam: 2
Esra Aksu ile Geçen hafta Pazar günü Üsküdar da Şiir Kitabı "Esir düştüm Gözlerinde"yi Konuştuk
Hicran Dergisi;
-Bize kendinden söz eder misin? Esra Aksu; Ben kendimi-ki henüz kim olduğumun keşfini yapabilmişi değilim!-şöyle tanımlıyorum: “yıldızdan olma çileden doğma” Tabi burada bir teşbih olduğu kadar gerçekle sözleşme de mevcut.Zira annemle babamın isimlerinden ilham oldu bu tanım bana... 17.Ağustos.1982 de İstanbul’da doğdum.Edebiyata olan ilgim dışında giyim konusunda aldığım eğitimi eğitmenlik yönünde değerlendirmeyi seçtim,halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları’nda Giyim Usta Öğreticisi olarak görev yapmaktayım.Bunun yanı sıra Türk İslam Sanatları’yla ( tezhib,hat,ebru ) yakından ilgiliyim. İlk şiirini ne zaman yazdın? İlkokuldaydım,90lı yıllarda.Hani vardır ya hatıra defterlerine iki üç satır şiir-mani kondurulur.Ben hep kendi yazdıklarımı konduruvermişimdir.Şiir olsun diye değil de sanatçıda var olan “farklı olma” arzusuyla... -Şair sence kime denir? Bana denmez mesela.(koca bir kahkaha) Bugünlerde bu soru üstüne bir çok tartışma peydah oldu.Doğrusu buna net bi açıklama getirmek mümkün değil kanımca.Zira şiir nedir’ e cevap bulunmadıkça -ki bulunması da mümkün değil- şair kime denir’e de cevap bulunamaz. O nedenle şiir nedir olarak bakalım soruya.. Şiir kişilerin depresif anlarını deftere karalama dürtüleri ile yazdıkları üç beş mısra değildir.Fakat kederini sevincini ifade etmiş olması da şiir olmadığını belgelemez! Üstad Necib Fazıl’ın şiire dair nakış-kütük benzetmesi yahut herhangi bir otoritenin şiir konusunda kriter beyanı da şiiri tanımlamaya yetmez. Haddizatında şiir adına felsefe oluşturulması tamamen ticari kaygı olarak yansıyor piyasaya. Şair Ahmet bey hece ölçüsüyle yazdı diye alkışlanacak Mehmet bey ise serbest yazdığı için taşlanacak değil herhalde.Ben şiirde duygu bütünlüğünün esas olduğuna buna karşın her yazılanın da şiir olmadığına inanıyorum.Bunun yorumu bilinçli okuyucuya aittir/bırakılmalı. Son olarak şunu ekleyeyim:Bugün şair diye andığımız zat-ı muhteremlerin her yazdığı –kitaba girmiş olsa bile- şiir midir? Elbette hayır.O halde şöyle bir sınıflandırma yapılabilir-mi?
Şairinin hatırına okunan şiirler(!) Şiirin hatırına okunan şairler...
Kazanmaya çalıştığı hayatla kaybetmekten korktuğu değerleri arasında sıkışan birey kimlik bunalımına düşer.Bunu manipüle etmek ya da bu durumdan istifasını vermek adına duygu ve düşüncelerini farklı tekniklerle kanalize eder.Bendeki yansıması “şiir” oldu. -Etkilendiğin şair-şiir var mı? Elbette var. Benim ilk okuduğum şiir bir çoğumuz gibi Orhan Veli’nin “Anlatamıyorum” şiiridir. Fakat şiirde karar kılmamın sebebi Nurullah Genç’in “Yağmur” şiiri olmuştur. Yine üstad Necib Fazıl’ın Çile’si başucu kitabımdır.Özellikle “Beklenen” isimli şiiri her okuduğumda farklı dünyaların kapısını aralar bana. -Yeni çalışmaların var mı? İşime olan sevgim ve şiire olan sevdam arasında sıkışıp kaldığımı düşünürüm çoğu zaman.Öğretmek kadar insanı doyuma ulaştıran bir şey olduğunu sanmıyorum.Öğrencilerimin gözünde anladım hocam ışıltısını görmek için çabalıyorum.Zamanımın büyük bir çoğunluğunu kurumum ve öğrencilerim için eğitim kalitesini yükseltebilmek adına araştırma yaparak geçiriyorum.Kitap başlı başına bir sorumluluk,yaptıklarınızdan çok yapamadıklarınız kurcalıyor kafanızı.En iyiye ulaşmak için zamana ihtiyaç var. Esir Düştüm Gözlerinde çıktığında 3 yıllık bir emeğin karşılığı olmuştu,ikinci kitap için çalışmalarım devam ediyor.Her şey bir zamana rehin bırakılmıştır... -Yayınevleri hakkında ne düşünüyorsun sadece yayın evleri konusunda değil genel olarak iş ahlakından ödün vermeme taraftarıyım... Teknik olarak yeterli görmediği bir dosyayı basmak için ücret talep ediyorsa piyasadaki bazı yayınevleri orada iş ahlakından söz etmek mümkün değildir... -Şiir siteleri hakkında yorumun ne? Sağ tıklama mevzusuna takılıyorum.Bir şiirimi tevafuken değiştirilmiş hatta resmen komikleştirilmiş haliyle bir forumda gördüm.Sanal ortamın ciddiyetsizliği nedeniyle şiirlerin asıl sahibi asıl şekli araştırılmıyor dolayısı ile emeğe karşı büyük haksızlık-saygısızlık yaşanıyor.Bu da kalemi yıpratan eylemlerden biri.. -Türk şiiri nasıl değerlenir,nereye gidiyor? Bu sorunun cevabı bende değil.Ben şiirimize sahip çıkmak adına şaire-şiire saygı duyuyor ve ona göre hareket ediyorum.Her şeyin başı eğitim diyoruz ya bu sorunun da cevabı eğitimle alakalı.Şairi yazarı açlıktan ölen bir toplumda değer tartışması benim minicik omuzlarıma bırakılmaması gereken bir yük... Siz derginizse şiirini göndermiş körpe kalemlere senin şiirin gelenekçi,sen git öykü yaz ya da modern şiirin şairlerini oku derseniz yahut budalaca(!) yorumlar yapıp sarhoş defteri şiirlere prim yaptırırsanız Türk şiiri Ahmet Haşim,Cahit Sıtkı gibi üstadların hatırası olarak kalır. -Gelecekle ilgili planların var mı? Olmaması gibi bir lükse sahip değiliz hiç birimiz.Mesleki anlamda da kalemi konuşturma anlamında da planlarım her daim var olacak.Zaman değişim ve gelişim sundukça ben de buna uyum sağlayacak;her insan bir amaç için gönderildiyse dünyaya o amacı bulup üstüme düşeni yapacağım. -Etkilendiğin konular neler? Şiire her şey konu olabilir.fakat benim için her olay,her nesne başı sonu olmayan yeryüzünden uzak bir sevgiyi besler.benim mısralarım da bunun ifadesidir.
-Son okuduğun kitap hanisi ve konusu ne? Aslına bakarsan aynı anda iki üç kitabı birlikte okuyorum. Biri Daryush Shayegan Yaralı Bilinç.geleneksel toplumlarda kültürel şizofreniyi konu edinmiş.Anlamakta güçlük çektiğim bir kitap.her sayfasını üç beş kere okuyorum.Zamansız sayfalar diyorum bu kitaba.Tavsiye eden sağolsun!
Diğeriyse Ferrarisini Satan Bilge...Konusunu bilmeyen yoktur sanırım -Sevgi şiirlerine nasıl yansıyor? Dünyada sevgiden bağımsız bir şey yok ki! Benim şiirim onun yemeği fark etmiyor.Öğrencilerime hep şunu söylüyorum: “ne yaparsanız yapın sevin.sevmediğiniz sürece yaptıklarınız size bir şey katmaz.Bu sadece eğitim aldığınız konu için değil genel olarak hayat görüşünüz için geçerli olmalı.” Bütün şairler-yazarlar sevgiden çıkıyor yola.baktığınızda vatanını sevmiş Mehmed Akif ya da karşı cinsi x şair...Sevgi olmasaydı mayasında kalbe işlemezdi yapılanlar... Telif ücretiyle ilgili ne düşünüyorsun? Bu konu en hassas noktam.Açık ve net tavrım şu ki telif ücretiyle geçime karşıyım! İnsan duygularını satıp yaşamını idame ettiremez bunun adı sanat olamaz. Bunu ifade ettiğimde bir çokları açlıktan ölsün mü şair yazar diyor.Hayır ne münasebet elbette yaşasın fakat yaşamak hakkıysa şairin yazarın Mehmed Akif’in değil miydi? Düşünün ki sırtında paltosu yokken yazdığı şiirin ödülünü almıyor bu ne asalettir!
Araştırma yapmak vs için elbet bir bedel ödüyoruz ama yediğimizin içtiğimizin çok değerli gözyaşı,tutku ve acılarımızın.... karşılığı olarak sunulan rakamlarla karşılanması şair ruhumu yaralar...Tabi bu benim bakış açım,aksini düşünenler rahatsız olmasın... Hangi tv yapımlarını takip ediyorsun?edebi bulduğun bir yapım var mı? Beni tanıyan herkes bilir çoğu zaman kurduğum tek cümle “ben büyümek istemiyorum”dur. Bu yaşlanma korkusu isyanı değil bambaşka bir düşüncenin ifadesidir.Büyüklerin dünyasında her şey var.Öfke gurur kin nefret haset...ben bunlara tepkiliyim,bunları yaşamak ve yaşatmaktan çekiniyorum,kendimi korumaya yeminliyim adeta. Görmezden gelmek,görmek zorunda kaldığımda unutmak gibi bir çözüm ürettim.Kötü olan hiçbir şey beni ilgilendirmiyor.Değiştirmeye muktedir olabilirim ama iktidar değilsem ancak sesimi duyurabildiklerimi değiştirebilirim.Kendimi mutsuz etmek için yeteneksizim bu konuda.seçmek gibi bir özgürlüğüm var.. Tv ve şarkıların şiire etkisi nedir? Bu da önceki sorunun cevabıyla benzer nitelik taşıyor. seçmek gibi bir özgürlüğüm var ayrıca çok güzel örnekler var.toplum olarak bardağın boş tarafına sevdalıyız! Nedense...
Güzel bir sohbetti teşekkür ederim J
Not: Kitapları olan şairlerle ve yazarlarla söyleşilerimiz devam edecek,bu konuda şair ve yazarlarımızın bizimle irtibata geçmelerini müsait oldukları zamanı bize bildirmelerini talep ediyoruz.” Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ”
Favori olarak ekle (61) | Görüntüleme sayısı: 980
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
























