spacer.png, 0 kB

 kartallar les yemez

Yarım Kalan Dua
Adem KORKMAZ

İstatistikler

Aktif Ziyaretci333
Dünkü En Fazla421
Haftalık1966
Aylık3839
Toplam292235

Oyunlar(yeni)

 Arabalar (33 kez oynandı)
Kahramanımızı çekici ile kurtarmaya ne dersiniz? Mouse ile b...

 Elmas Topla (45 kez oynandı)
Yön tuşlarını kullanarak elmasları toplayın.

 Ralli (37 kez oynandı)
Arabanızı, rengini ve pisti seçin. Yön tuşlarıyla arabanızı ...

 Matrix ve Neo (31 kez oynandı)
Kılıcınızı ve silahınızı kullanarak düşmanları öldürün.

 Apache (45 kez oynandı)
Bu üstün helikopterle karşınıza çıkan hedefleri yok edin.
 
 Space Invaders (16 kez oynandı)
Bu oyun bir klasik, oynamayanlardan mısınız yoksa?

 Ofiste Aşk (52 kez oynandı)
Patron telefonla görüşürken, arkadaşınızla ilgilenin. Mouse ...

 Avea Penaltı (118 kez oynandı)
Penaltıları atmak için sağdan ayarları yapın ve vurun.

 


Üyeler: 1273
Haberler: 494
Web Bağlantıları:
Ziyaretçiler: 546430

Hicran dergisi 1. sayı arsiv

002.jpg

hicran 2 sayı

004.jpg

005.jpg

kapak6.jpg

say_7.jpg

say_8.jpg

say__11.jpg

kapak.jpg  

spacer.png, 0 kB
 
Yenilendik

Sitemizi Yeniledik. Kayıt olarak yazı gönderebilir Buradan Ana Sayfaya geçebilirsiniz.

 
Editör'den Yazdır E-posta
Çarşamba, 13 Eylül 2006

  

Adem KORKMAZhttp://www.hicrandergisi.com/Version6/images//zarf_ustu_gul_1.jpg

EDİTÖR'DENhttp://www.hicrandergisi.com/Version4/images/stories/kapak.jpg

Selamların en güzeli olan Allah’ın selamıyla selamlıyorum,şuanda bin bir yeisle yıkanan düşüncelerimin ürettiği satırların barındığı dudakları, yine selamlıyorum yorgun gözlerin umursamaz süzüşlerini... Bilemiyorum bu kaçıncı satırdır gözlerinde odaklaşan... Belki şu ana kadar hiçbir satır sana heyecan vermedi, belki bir çoğu anlamsız geldi, masal diyarında unuttun belki de ümit etmeyi...  Nasıl ki daha evvelden okuduklarının, bir çoğunu hatırlamıyorsan, emin ol ki bunu da hatırlamayacaksın, belki de biraz sonra gözlerindeki hala çözemediğin ve bir ömür boyu anlayamayacağın, bakışlarının rehavetini gideren perde seni bu satırlardan alıkoyacak ve gerçek zannettiğin renkli dünyaya bırakacaksın kendini... Belki de bu satırlar gözlerinle asla buluşamayacak, ama şuna inan eğer ki, şu an dudaklarında ağır ağır harflerim aralanıyorsa tahmin edemeyeceğin kadar mutluyum. Sadece ben değil HİCRAN’a gönül veren, seninle buluşmasını sağlayan ve bahtınızı bahtı yapmaya söz veren gönüldaşlarım da mutlu.     Sormayacağım kahroluyor musun? diye. Zira bu hiçbir şeyi değiştirmez.

 

Çünkü, seni duyamıyorum, yaşıyorum ama göremiyorum.... Çünkü ellerinin, riyasız tutuşunda HİCRAN’ı sevinçten titrediğini hissedebiliyorum... Çünkü bu, ilk buluşma... Çünkü, başarıya susamış gönüllerden atılan ilk adım... Çünkü bu, karşılık beklemeyen ilk sevda... Çünkü bu, düsturu onurlu olmak, vefalı davranmak, yürekli hareket etmek olan, çaresizliğin esaret olduğunu bilen gönüldaşların ilk haykırışıdır...

 

            Zira duygularımız o kadar asil ve berrak ki, saflığın imrendiğini görebiliyorum.

            Hala nasıl konuştuğunu çözemediğin ve bir ömür boyu anlayamayacağın et parçası dilinde kelimeler ara sıra duraksarken, farkında mısın bakışların hala kayıtsız. Ellerin HİCRAN’ı bıraktı bırakacak. Bir ömür boyu toparlayamadığın hislerin, yargıların amansız mahkemesinde HİCRAN’ın mahkemesiyle meşgul...

Hissedebiliyorum, simanda yarım kalan bir tebessüm ve yüreğinde sorular... İşte şimdi aklın devreye girdi. Sorular, cesur cevaplar göğün kırılgan sabahları gibi mağrur...

 

 HİCRAN, bu mağrurluğu elde edebilmek için çileyle öyle yoğruldu ki, gündüzler yetmedi geceler boyu düşünüldü, kendisi bile kendisine engel olmak istedi. HİCRAN’ın susamış dudakları cesurca haykırdı. Hiç kimseye iltifat etmeden, hiç kimseyi aldatmadan nasıl yürüyebileceksin, herkes senin aleyhinde bulunacak, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacak, direneceksin. Bunlarla yetinmeyecekler önüne sonsuz engeller yığacaklar. Kendinin küçük, zayıf, araçsız bir hiç olduğunu bilerek, Allah’tan başka kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri nasıl aşacaksın? diye noktalıyordu HİCRAN’ ın kurumuş dudakları kelimelerini...           

HİCRAN bilmiyordu bizim gözü kara olduğumuzu ve sermayemizin, tek dayanağımızın, onurlu olmamız, vefalı davranmamız, yürekli hareket edebilmemiz olduğunu bilmediği gibi bizim ÇİLE’ ye aşık olduğumuzu da bilmiyordu...

 

            Düşünmek ve söylemek kolay fakat yaşamak ve başarı ile sonuçlandırmak çok zor... Şayet şu an çizik dudaklarda harflerim barınıyorsa bu zor denen kavramı aşmışız demektir, HİCRAN doğmuş demektir... Bizi buna yönelten Allah’a inanıyoruz ki, çok yakında duaların gölgesinde gayelerimize birer birer ulaşıp gönüllerinizde belireceğiz, ısrarla HİCRAN’ı arayacaksınız, herkes HİCRAN dan bahsedecek. Zira bizler bahtınızı bahtımız yaptık.

 Onur, Yürek, Vefa, Cesaret, İnanç hepsi bu...

 

Tüm Gönülleri Çepeçevre Kuşatıncaya Dek..

          

 


Favori olarak ekle (44) | Görüntüleme sayısı: 503

Yorumlar (3)
RSS yorumları
1. 12-02-2007 21:05
 
test
test
Misafir
 
2. 12-02-2007 21:06
 
test
test
Misafir
 
3. 12-02-2007 21:06
 
test
test
Misafir
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
eXTReMe Tracker