spacer.png, 0 kB

 kartallar les yemez

Yarım Kalan Dua
Adem KORKMAZ

İstatistikler

Aktif Ziyaretci464
Dünkü En Fazla463
Haftalık1862
Aylık9571
Toplam311741

Oyunlar(yeni)

 Arabalar (33 kez oynandı)
Kahramanımızı çekici ile kurtarmaya ne dersiniz? Mouse ile b...

 Elmas Topla (45 kez oynandı)
Yön tuşlarını kullanarak elmasları toplayın.

 Ralli (37 kez oynandı)
Arabanızı, rengini ve pisti seçin. Yön tuşlarıyla arabanızı ...

 Matrix ve Neo (31 kez oynandı)
Kılıcınızı ve silahınızı kullanarak düşmanları öldürün.

 Apache (45 kez oynandı)
Bu üstün helikopterle karşınıza çıkan hedefleri yok edin.
 
 Space Invaders (16 kez oynandı)
Bu oyun bir klasik, oynamayanlardan mısınız yoksa?

 Ofiste Aşk (52 kez oynandı)
Patron telefonla görüşürken, arkadaşınızla ilgilenin. Mouse ...

 Avea Penaltı (118 kez oynandı)
Penaltıları atmak için sağdan ayarları yapın ve vurun.

 


Üyeler: 1274
Haberler: 494
Web Bağlantıları:
Ziyaretçiler: 687563

Hicran dergisi 1. sayı arsiv

002.jpg

hicran 2 sayı

004.jpg

005.jpg

kapak6.jpg

say_7.jpg

say_8.jpg

say__11.jpg

kapak.jpg  

spacer.png, 0 kB
 
Yenilendik

Sitemizi Yeniledik. Kayıt olarak yazı gönderebilir Buradan Ana Sayfaya geçebilirsiniz.

 
Yarınları Beklerken Yazdır E-posta
Perşembe, 29 Kasım 2007
Yazı Index
Yarınları Beklerken
Sayfa 2
Zeynep Yeter ARSLAN

http://hicrandergisi.com/Version6/images/stories/kalem.jpgYarınları Beklerken


 Bazen yarınlarımız gelmeden ya da gelip gelmeyeceğini bilmeden, bir telaş içine gireriz. Maalesef buhttp://ismailadin.sitemynet.com/mynet_resimlerim/beyaz_g_l_m.jpg ekseriyetle maddi telaş oluyor. Acaba yarında karnım doyacak mı? Yarında bugünkü kadar kazanabilecek miyim? Bugün şuyum buyum yok, yarın mutlaka tedarik etmeliyim! Gibi endişeler sarar bizi. Oysa o kadar aciziz ki, bugünü bitirmeden, yarının telaşına düşmek belki de dünyanın geçiciliğini unutmaktan ileri geliyordur! Dünya fani, gelip geçici, fakat bizler bunu bile bile yine de yarınların kaygısıyla yaşayıp duruyoruz. Hatta bu bazen öylesine ileri derece de oluyor ki, bir ay sonrasını, bir yıl sonrasını bazen çok uzun yıllar sonrasını bile garanti altına almaya çalışıyoruz!

 

Yarını düşünmek güzel, fakat bunu ahiret hayatımızın yarınları için yapmalıyız. Allah, bu duyguyu yani yarınlardan endişe etme duygusunu bizlere, ahiretten endişe edelim diye vermiştir! Zira bizi yarın bekleyen, ahiret eksenli olan hayattır. 
 
Bizler ise ahiretten başka birçok şeyin hesabını yapar dururuz. Okul, meslek, evlilik, çoluk çocuk, sonra belki de torun sahibi olmayı düşlemek gibi. Bazen mal mülk için olur bu, daha çok çalışmak, daha çok kazanmak, daha iyi bir araba, daha iyi bir ev hayalleri gibi. Ömür denen sermaye en büyük hazinemizdir. Fakat dünya hesaplarına dalıp giderken, bir gün geriye dönüp baktığımızda belki maddi olarak birçok şeyin en iyisini yapmışızdır ama maalesef bir ömrü bu tarz hesaplarla ziyan etmişizdir. Bunu anladığımız zaman Allah muhafaza iş işten geçmiş olabilir! 
 
Yarınların endişesine düşmenin şeytanın da vesvesesi olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Şeytan ister ki insanlar sadece bu dünyaya ait olan kazançlara bağlanıp, ömrünü heba etsin. Ahireti tamamen unutsun ve ahiret için hiçbir hazırlık yapmasın. Öyle ya sürekli, yarınlarla alakalı bir ses tehdit edip duruyor bizi içimizden. O ses, bizi çeşitli kaygılara, telaşlara düşürüyor. O sese kapılıp gittiğimiz zaman, sürekli dünya için çalışmaya, dünya için biriktirmeye başlıyoruz. Böylece dünyanın telaşına kapılıp ahireti de unutuyoruz yani şeytanın istediğini yapmış oluyoruz maalesef. Ama çok dikkat etmemiz gereken bir husus bu, mesela bazen şeytanın tuzaklarına düşünce helal dairesini terk ederek, harama yönelebiliyoruz, bazen de kendimizi dünyaya bu kadar kaptırmamız hırsa dönüşebiliyor ve ailemizi yuvamızı, manevi sorumluluklarımızı unutup, çeşitli felaketlere sebep olabiliyoruz. Öyleyse şeytana karşı her konuda uyanık olmamız gerektiği gibi, bu konuda da uyanık olmak zorundayız. 
 
Söylediklerim yanlış anlaşılmamalı, tabi ki çalışmalı ve dünya maişeti temin edilmelidir. Fakat buna bütün bütün bağlanıp ahireti unutmak, sürekli yarınları düşünerek her günü dünya maişetine endeksli geçirmek yanlıştır. Bu denge iyi kurulmalıdır, ahireti unutturacak her şeye kapalı olmalıdır kapılarımız.  
 
Peygamber efendimiz, abdest almaya giderken önce teyemmüm yapmasının sebebini soranlara şu manidar cevabı vermiştir; suya yetişeceğimi nereden bilebilirim? işte önderimiz, rehberimiz, biricik peygamberimiz (s.a.v) bile, bir adımdan sonrasını garanti edememekte ve bunun endişesiyle yaşamaktadır. Bizler ise her adımımızı o kadar emin bir şekilde atıyoruz ki, sanki yarınlar kucak açmış bizi bekliyor! Evet, kucak açan yarınlar var, ama dünyanın yarınları değil ahiretin yarınlarıdır! 
 
Önemli olan şey, ahiret hayatı için çalışmak ve endişe duymaktır. Böyle olduğu zaman, hazırlıklar da öteler ötesi olan ahiret için yapılır ve her an ölümle karşı karşıya gelinebileceği hatırdan çıkarılmaz. Ahiretin ve ölümün varlığını ve kaçınılmazlığını sürekli hatırda tutan insan da dünya hayatına ne kadar bağlanabilir ki? Yüce peygamberimizin (s.a.v); lezzetleri acılaştıran ölümü çokça anınız buyurmuştur. Evet, gerçektende öyle, ölüm akla gelince tatlı bildiğimiz her şey acılaşıyor birden bire. Etrafa savurup durduğumuz gülücükler yerini masum ve ölümün ürkekliğini bürünen bir simaya bırakıyor. Bu yüzden olsa gerek birçok insan ölümden bahsedilmesini istemez, kulaklarını tıkar adeta bu gerçeğe. Oysa yarın bize fayda verecek olan, etrafa savurduğumuz kahkahalar değil, ölümün ve kabrin korkusundan feryat eden yüreklerimizin sesi olacaktır.  
 
Tul-i emeller (uzun emel) peşine düşmemeliyiz, çünkü ölüm de bizim peşimizdedir. Bir gün peygamber efendimiz (s.a.v) üç tane çubuk alır, birini önüne, birini yanına diker. Diğerini ise uzağa atar. Sonra, çubukları işaret ederek; bu çubuk insan, yanındaki eceli, uzaktaki ise emelidir. İnsan emellerinin peşinden koşar, fakat eceli onu yakalar, emeline ulaşamaz buyurarak ecelin, uzun emellerimizden daha yakın olduğunu bildirmiştir. Aslında bu konunun önemini anlamak için peygamber efendimizin hadislerine kulak vermek yeterli olur. 
 
Bir hadisinde de şöyle buyurmuştur kâinatın efendisi; Allahtan utanın, başkalarına kalacak şeyleri toplamakla vaktinizi kaybetmeyin! Kavuşamayacağınız şeyleri ele geçirmek için uğraşmayın! İhtiyacınızdan fazla bina yapmakla zamanınızı harcamayın buyurmuşlardır.  
 
Gerçekten de öyledir, hayalleri dünyalara sığmayan nice insanlar, gittiği yolda ecelin DUR demesiyle durup, birçok şeyi, malını mülkünü, tul-i emellerini geride bırakmamışlar mıdır?  
 
Bu yüzden dünya hayatı aldatmamalı bizleri, yarınların kaygısına düşerek dünya hayatına kapılmamalı ve bu yüzden ahireti hatırdan çıkarmamalıyız. Zira yanımızda götüreceğimiz maddi kazançlarımız değil, manevi kazançlarımız ve ahiret için yapılan amellerimizdir.  
 
Dünya hayatı bir nefesliktir, bir hadis-i şerifte peygamberimiz (s.a.v); insanlar uykudadır, ölünce uyanırlar buyurmuştur.  
 
Horasan büyük evliyalarından bir zat olan Cafer-i Huldinin menkıbesinden halimizi özetleyen birkaç mısrayı sizlerle paylaşmak isterim; 
 
Ecel belli değilse an Allahın adını 
Gün bugün, an bu andır, ne beklersin yarını 
Ecel, öyle aniden gelebilir ki evlat 
Bir kez Allah demeye, bulunmaz belki fırsat 
Öyleyse sen şimdiden, başla Allah demeye 
Belki olmaz zamanın, hatta tövbe etmeye! 
 
AHİRETİN YARINLARINI BEKLEYENLERDEN OLMAK DUASI İLE&


Favori olarak ekle (20) | Görüntüleme sayısı: 601

Yorumlar (15)
RSS yorumları
11. 12-12-2007 10:45
 
yeni yazııııııııııııııııııı
MERABALAR YENİ YAZILARINIZI NE ZAMAN OKUYACAĞIZ BURADAN SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM YOKSA TEK YAZILIK BİR ŞEYMİYDİ. BU ARADA SİZİ TEBRİK EDERİM MORAL HABER HİKAYE YARIŞMASINDA 2. OLMUŞSUNUZ.
Misafir
 
elif
12. 12-12-2007 16:42
 
ÇOK BAŞARILI
YAZINIZ ÇOK ANLAMLI ANLAMAK İSTEYEN İÇİN ÇOK ŞEY ANLATAN FAKAT ANLAMAK İSTEMEYEN İÇİNDE HİÇ BİR ŞEY ANLATMAYAN BİR KONU UNUTMAK İSTEDİKLERİMİZİ BİZE DEVAMLI BU ŞEKİLDE HATIRLATIRSANIZ ALLAH'IN İZNİ İLE İNŞALLAH UNUTMAYIP UYGULARIZ.DEVAMINI BEKLİYORUM. BU ARADA ARKADAŞ YAZMIŞ HİKAYE YARIŞMASINIDA 2. OLMUŞSUNUZ TEBRİKLER. BAŞARILARINIZ DEVAMLI OLUR İNŞ.
Misafir
 
SEZGİN
13. 13-12-2007 11:22
 
İŞTE BUDUR!
Zeynep Hanım ne denebilir ki yazınız karşısında?Resmen okuyucularınızı iç muhasebeye davet etmişsiniz. Tebrikler, tebrikler, tebrikler. Bu arada hikaye yarışmasında 2. olmuşsunuz, kutlarım sizi, zaten moral haberden de o doyumsuz yazılarınızı takip ediyorum. Lütfen daha sık yazılarınızı yayınlatın. İyi çalışmalar.
Misafir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
14. 13-12-2007 11:38
 
YÜZLEŞME
Zeynep hanım kaleminize ve yüreğinize sağlık, yazınız çok güzel olmuş. Ben sizin ilk okuyucularınızdanım, hikaye alanında da çok başarılısınız zaten yarışma da 2i olmanızdan belli... Başarılarınızın devamını diliyorum, kolay gelsin...
Misafir
 
ZEHRA
15. 13-12-2007 12:39
 
BRAVO
Zeynep Yeteer Hanım öncelikle sizi tebrik ediyorum hikaye yarışmasında 2. olmuşsunuz. Sonra da bu yazınızın bize kattığı değerden ötürü size çok teşekkür ediyorum. Biz okuyucularınıza çok güzel mesajlar vermişsiniz.Sağolun varolun, her daim kaleminizle birlikte olun,Allah kaleminize bereket versin, bu sayede bizde ruhumuzu o güzel yazılarınızla doyuralım, Allaha emanet, iyi çalışmalar...
Misafir
 
BİLAL

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved



 
< Önceki
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
eXTReMe Tracker