• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • leftlayout
  • rightlayout

KENDİ ELLERİNİZLE KENDİNİZİ TEHLİKEYE ATMAYIN!

İinsanların birtakım gerçekleri göz ardı etmek ve bunun sonucunda kendilerini avutmak için kullandıkları bazı savunma mekanizmaları vardır. bunlardan biri ve belki de en etkilisi insanın "kendi kendini kandırması"dır. bunun için kur’an; “kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız” buyurur.
Yüce rabbimiz, biz kullarına yol gösterici olarak indirdiği mübarek kuran'da, insanın yaratılış amacını bildirmiştir. bu amaç, insanın kendisini yaratan ve yaşatan yüce rabbimiz'e kulluk etmesidir. allah bir kuran ayetinde bu amacı şöyle bildirir:

“…insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.” (zariyat suresi, 56)
Buna rağmen bazı insanlar bu varolma amacını unutarak, başka amaçlar edinebilmektedirler. allah'ı razı etmek için yapmaları gereken ibadet ve güzel davranışları hatırladıklarındaysa, bu sorumluluktan kaçmak ya da hatalı olduklarını bildikleri halde vicdanlarını rahatlatmak için kendilerini türlü telkin ve bahanelerle kandırma yoluna giderler.

 

ORUÇ BİZİ TUTACAK MI ACABA?

Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan akşam ilk teravih namazını kıldık. Her Müslüman; sevinerek, coşku içinde camilere koştu! Anne ve babalar çocuklarının elinden tutarak camilere getirdi. Yurdun, hatta dünyanın her kesiminde bu manevi iklimden yarlananların sayısı son derece fazla!

Neden bu kadar değer veriliyor? Niçin bu coşkular? İnsanlar neden; hiçbir şey yemeden, içmeden, her türlü isteklere, “dur” diyerek sabahtan akşama kadar bu hali tercih ediyor? Oruçta gösteriş yoktur ve olamaz. Çünkü kimse gösteriş için aç kalmaz! Onun için orucun sevabını bizzat Allah kendisi vereceğini söylüyor. Oruç tutanların gireceği Reyyan cenneti vardır.

“Oruç tuttuk, oruç tutuyoruz” şeklinde konuşuruz her zaman. Sahura kalktık, imsak kesildi, teravih namazına gittik, camiler doldu taştı, çocukların en çok sevdiği ibadetlerden biri de teravihe gitmektir.

 

HOŞ GELDİN MAH-I GUFRAN!

Yüce yaratana ne kadar şükretsek az! Yine bir; bağışlanma, gözyaşıyla ıslanma, tevbe etme ve Kur’an ayı ile birlikteyiz! Geçen sene aramızda olanlar bu yıl yok! Geçen sene birlikte oruç tuttuğumuz, birlikte omuz omuza teravih kıldığımız dostlar bu yıl terk-i dünya ettiler!

Bu yüce, kutsal ay’a yetişebilenlere ne mutlu! Bu günden itibaren; teravihler kılınacak, sahura kalkılacak, Kur’anlar okunacak, oruçlar tutulup bayrama tertemiz bir insan olarak girilecek! Camilerimiz tıklım tıklım dolacak! Bu ay’ın manevi feyzinden yararlanmak için, genç, ihtiyar, çocuk, büyük, kadın, erkek herkes koşarak gelecek!

 

CUMHURBAŞKANI KİM OLACAK?

Sayın Başbakan’ın, “son kez aday oluyorum” sözleri, AK PARTİ tüzüğünde, “üç dönem görev alma” şartı… bunları üst üste koyduğumuz zaman Eylül ayında yapılacak olan Genel Kurulda bir çok AK PARTİ kurucusu ve üst düzey yöneticinin görevden ayrılması ile partide büyük bir boşluk olacak! Dolayısıyla parti Genel Başkanlığına bu işi en iyi götürebilecek halkın itimat ettiği bir isim gelmesi gerekli. İşte onun için HAS PARTİ ile diyaloga girip, AK PARTİ’ye katılımları istenmiştir.

HAS PARTİ kadroları olduğu gibi AK PARTİ’ye geldikleri zaman; Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı, Numan Kurtulmuş da başbakan olacaktır! Abdullah Gül ise daha üst bir makamda görev alabilir. Bu, Dünya Bankasında bir görev, BM’de bir görev veya daha değişik pozisyonlarda uygun görevler olabilir!

 

YAPILANLAR VE YAPANLAR SORGULANIYOR!

Şöyle bir söz var, “eski camlar bardak oldu”, “o köprülerin altından çok su aktı”, “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”, “Men Dakka dukka”…

Çok yakın bir zamanda milletçe üzerimize giydirilmeye çalışılan, halk tabiriyle “deli gömleği” kabilinden olan 28 Şubat enkazı kürünmeye, pisliklerinden arındırılmaya çalışılıyor! O dönemin hesapları tek tek inceleniyor! Kim nerede ne yaptı? Ülke kasasını, milletin kesesini nasıl beyhude yere harcadı? Kendini dokunulmaz sananlar, halka nasıl ve niçin tepeden bakarak tepelemeye yeltendi? “siyasi hayatıma da mal olsa 8 yıllık kesintisiz eğitim mutlaka çıkacaktır” diyen siyasilerin o zamanki icraatları, onlara çanak tutanların el ovuşturarak, “evet efendim”ci tavırları ayrı ayrı hesaba çekilecek!

Bilindiği üzere TBMM’de bu konuda bir Komisyon kuruldu. Bu komisyon, her şeyi en ince detayına kadar ele alıp inceleyecek, geçmişteki karanlık noktaları aydınlatacak!

 

AK PARTİ+HAS PARTİ= GÜÇ BİRLİĞİ!

Bundan birkaç gün önce; “HAS PARTİ, AK PARTİ ile birleşiyor” şeklinde basında bir haber çıkmış, HAS PARTİ Genel Başkanı Sayın Numan kurtulmuş bunu yalanlamıştı. Bu haber üzerine Ankara kulisleri hareketlenmiş, heyecan doruğa çıkmıştı.
Çoktandır halkın dilinde olan da buydu. Şöyle diyordu halk; “Numan Kurtulmuş, yeni parti kuracağına AK PARTİ’ye geçse, bu parti içinde siyasetini sürdürse, güç birliği olsa daha iyi olur” diyordu.
Nihayet, yalanlanan ve ilgi ile takip edilen haber bugün geldi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Başbakanlık Resmi Konutu'nda görüştü. Sonucu merakla beklenen görüşme yaklaşık 1 buçuk saat sürdü.

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş görüşmenin çıkışında ayrıntıları basın mensuplarıyla paylaştı.

 

DİLRUBA

Kâmus-ı Türkî’de Dilruba; “Gönül alan, gönül kapan, herkesi kendine âşık ve meftun eden.” anlamlarına gelir. Gönül, sadece fiziki olarak kadına yönelmez. Yalnızca herkesi kendine âşık ve meftun eden dilberler değildir. Ruh alemini süsleyen, ruha şifa veren, tabir yerindeyse terapi olacak kadar psikolojik açıdan insana rahatlama sağlayan insanlar, manzaralar, yaratılmışlar vardır.
Edebiyat dünyasında, tasavvuf aleminde, yaşadığımız atmosfer içinde o kadar “DİLRUBA”lar var ki! Yeter ki biz bunları tespit edip, ortaya çıkarabilelim.
Mesela Tasavvuf alemindeki “DİLRUBA”lardan söz edecek olursak, hz. Mevlana’yı, Şems-i tebrizi’yi, İbn-i Arabi’yi, Sadreddin konevi’yi ve bu değerlerin ışık aldığı sevgili peygamberimiz ve diğer peygamberleri hatırlamamak, onların nurlarından yararlanmamak, bir çeşit iksir olan güzel halleriyle gönlümüzü sislememek mümkün değildir.

 

LİSELERDE UYUŞTURUCU KULLANIMI ARTTI!

Her gün yeniden başlar, her gün taze bir başlangıçtır. Hayatımızda önümüze çok fırsat çıkar. Olaylara, meselelere olumsuz bakıp, moral bozmak yerine; “bunda da vardır bir hayır, bizim bilmediğimiz, anlamadığımız bir yön mutlaka bulunmalıdır. Sebepsiz, açıklamasız bir şey yoktur. Hayat; sebep- sonuç ilişkileri ile örülüdür.
Allah herkese bir akıl, düşünme yeteneği, fikir üretme kabiliyeti, verdiği nimetleri iyi şekilde değerlendirme gücü vermiştir! Akıl sağlığı yerinde olan herkesin mutlaka olumlu bir duruş sergilemesi, olaylara bir anlam yüklemesi ve kendine düşen görevlerin idrakinde olması gerekir.
Yaratan, her anımızı fırsatlarla donatmış, bu fırsatlardan yararlanmamızı istemiştir. Fırsatı değerlendirmek, akıllı olanların işidir. Zaman su gibi akıyor! Ömür sel misali önüne geleni devirip yok ediyor! Bu sele dayanabilmek, değerleimizi sele kaptırmamak için mutlaka dirençli olmak, hayat denizinde yüzmeyi bilmek ve boğulmamak temel kuraldır.

 
Diğer Makaleler...
Sayfa 10 / 175

sexywearsite.com porno malatya escort şişli masaj salonu mobil porno hd porno escort malatya eskişehir escort konya escort