• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • leftlayout
  • rightlayout

Hicran Dergisi Hayata dair izlenimler

Yoksulluk Bağlamında İsraf

PDF


Cemal Ağırman

Şüphesiz yoksulluk bir kader değildir. Ancak her insanın varlıklı bir ailede dünyaya gelmesi realite olarak mümkün olmadığı gibi, çalışıp kazanma becerilerini sergilemede zeka, kabiliyet ve aktivite olarak da insanlar farklı yaratılmış; edindikleri bilgi, buldukları ortam ve imkanlar hiçbir zaman aynı ve eşit olmamıştır. Bu da tarihin her döneminde ve her toplumda -şöyle ya da böyle- yoksul insanların mevcudiyetini kaçınılmaz kılmıştır. Dolayısıyla yoksulluk alanında verilecek mücadele şüphesiz hayat sınavının bir parçası olacaktır.

İnsanlık tarihi boyunca yoksulluk probleminin çozümü ile yönetimler ve ideolojilerin yanı sıra, bütün dinler ve ahlâkî öğretiler de ilgilenmiş, sorunun çözümü için değişik yöntemler geliştirmişlerdir. Bazı dinler, ortaya koydukları çözüm yöntemlerini ibadet sorumluluğu çerçevesinde ele almış, onu bir ibadet vecibesi olarak kabul etmişlerdir. Yoksulluğun önlenmesi çerçevesinde İslamiyet'in almış olduğu tedbir arasında 'bireysel ve toplumsal alanda israfı önlemek' çabasının önemli bir yeri vardır.

 

Dünyevî Hayatın En son Tadı: Ölüm

PDF

 

M. Said İşeri


Gerçeğin sesi insana hep "ölüm yoktur" diye hitap eder. "Ben oyum ki, bana inanan ölümde hayat bulur. Ben ölümden sonra dirilişim; hayatım. Bana inanan hiçbir zaman ölmez; daimi ve ebedi yaşar. Bana inanır mısın?" Tolstoy, bu sözleriyle, birçok büyük insanlar gibi, vicdanının sesine kulak vererek, ölümü daha güzel, sonsuz bir hayatın başlangıcı olarak görmüştür.

Ölümün anlamı, hayatın anlamında gizlenmiştir. Hayata anlam veremeyen insanlardan ölümün manasını bilmeyi beklemek, imkansızı arzulamak gibi bir şeydir. Ölüm, bu dünyadaki zamanımızın sınırlı olduğunu ve ayrılık vaktine kadar vazifelerimizi tamamlamamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Başka bir ifadeyle, şimdiki hayatımızda yaptıklarımız, bundan sonraki hayat evrelerimizi etkileyecektir. Bize verilen süre ise, oldukça kısa ve gereksiz yere harcanamayacak derecede değerlidir. Hayatı bir sınav, ya da bir müsabaka olarak değerlendirenler için ölüm her şeyin son bulması demek değildir. Hayat, sınavdan ve müsabakadan sonra da büyük bir hızla devam edecektir. Fakat, sürenin ne zaman dolacağı belirli olmayan sınavda ve müsabakada gösterilen başarı, gayret ve dikkat, hayatın tamamına yön verecektir. Ölüm, sürenin dolduğunu bildiren, müsa-bakayı bitiren zildir. Umutlarla dolu bir hayatın hem başlangıç hem de dönüm noktasıdır.

 

Yeni Efendiler"i Meşrulaştırma

PDF

 

Yusuf Kaplan


Batı medeniyetinin modernlikle birlikte gerçekleştirdiği seküler meydan okuma, Türkiye'yi de, İslâm dünyasını da derinden sarstı: Bu sarsıntının göğüslenmesi ve aşılabilmesi için hem Türkiye'de, hem de İslâm dünyasında çeşitli siyasi, kültürel ve entelektüel tepkiler geliştirildiğini gözlemliyoruz: Modernliğin meydan okumasına karşı geliştirilen tepkiler, iki ana eksende tezahür etti: Birinci eksen Batılılaşma ekseni. İkinci eksen ise adına "İslâmcılık" denen yeniden-İslâmileşme ekseni.

Giriş: Yenilgi Psikolojini Yenilgiye Uğratmak İçin...

Tarihsel süreç içinde "milliyetçilik" şeklinde ortaya çıkan bir üçüncü eksenin varolduğundan da sözetmek gerekir. Ancak milliyetçilik ekseninin, kimi zaman "İslâmcılık"la, kimi zamansa Batıcılıkla dirsek teması halinde olan geçici/muğlak bir durum olduğunu gözlemliyoruz. Geçici/muğlak bir durum diyorum, çünkü milliyetçilik akımının esas itibariyle Batıdaki modernlik paradigmasının ana unsurlarından biri olması, Batılılaşma projelerinin milliyetçilik ve ulus-devlet çerçevesinde hayata geçirilmesini icbar etti.

 

Yoksulluk İçimizde

PDF

Murat Çiftkaya

Ey insanlar, Allah'a karşı yoksulsunuz!
Allah ise mutlak Ganî, mutlak Hamîd'dir.
(Fâtır; 35:15)

Fakirliğim gurur kaynağımdır.
(Hadis rivayeti)

Ve daha dedi ki: "Fakrı ve yoksulluğu insanı taşıyıcı kıldım! Kim ona yoldaş olursa, menziline ulaşır; sahralarda vâdilerde dolaşmadan!" "Ya Gavs-ı Â'zâm, fakr ateşiyle yanan ve ihtiyaç ateşiyle münkesir birini görürsen yaklaş ona; şüphesiz ki, benimle onun arasında perde yoktur!"
(Risale-i Gavsiye'den)


Âdem'in çocuklarıyız. Neslimiz Âdem'den, özümüz ise ademden gelme. Varoluşumuzun mayası yokluk ve yoksulluk. Yok-suluz. Bir zamanlar yoktuk. Ne yokluğumuza dair bilgimiz; ne var olmaya gücümüz vardı. Yokluk ile varlık arasındaki sonsuz mesafeden de haberimiz yoktu. Yokluktan çekilip varlığa buyur edildiğimizde her bir varlık mertebesi, elbiseler gibi, yokluk ve yoksulluk özümüzün üzerine giydirildi. Ve bir zamanlar adem iken, âdem olup göründük.

 

İnsanlar Irkıyla Mı Doğar, Irkçılığıyla Mı?

PDF

 

Bir Nakaratın Düşündürdükleri

Nuri ÇAKIR

Yrd. Doç. Dr. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi.

Bir şahıs farz edelim: Adı Üzeyir. Otuz yaşına kadar kendisini Türk olarak bilmiş ve iyi bir Müslüman. Sonra ansızın Yahudi asıllı bir dönmenin çocuğu olduğunu öğrenmiş.

Bir mekan düşünelim. Beş-altı dost; Üzeyr de aralarında. Sohbet koyulaşıyor. Konu, Yahudilerin Allah'ın lânetine müstehak olmuş kötü bir kavim olduğuna geliyor. Üzeyr'in Yahudi asıllı olduğunu kimse bilmiyor.

Şimdi kendinizi bir an için Üzeyr'in yerine koyunuz. Ne yapardınız, neler düşünürdünüz?

Heyecanla ayağa fırlayıp, ırken Yahudi asıllı olduğunuzu haykırır, genelleme yapmanın sakıncalarını anlatmaya çalışırdınız.

 
Sayfa 9 / 12

sexywearsite.com porno malatya escort şişli masaj salonu mobil porno hd porno escort malatya eskişehir escort konya escort