• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • leftlayout
  • rightlayout

Hicran Dergisi Hayata dair izlenimler

İslam'da Müzik Meselesine Toplumsal Bir Bakış

PDF

Hüdaverdi Adam/Köprü

Doç. Dr., SAÜ. İlahiyat Fakültesi, Kelam Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Bedii zevke yani güzelden hoşlanma zevkine ve selim noksanlardan uzak bir yaradılışa sahip olan her insan, musikiden ve etrafında duyduğu güzel, ahenkli seslerden haz duyar. Hatta musikiden sadece insanlar değil, hayvanlar dahi haz ve lezzet duyar. Musikiden ve ahenkli güzel seslerden hoşlanmayan, manevi bir haz ve lezzet duymayan insan, bedii zevki körelmiş ve selim yaratılışı bozulmuş bir kimse demektir. Bedevi, çöllerde nağmeli ve ahenkli sözlerle musiki söylerken, deve, sahibinin bu ahenkli sözlerine ayak uydurarak tempolu şekilde yürümeye başlarmış. Hatta devenin bu ahenkli yürüyüşünden "Aruz vezni"nin doğduğu söylenir. Güzel bir sesle kurallarına uyularak okunan Kur'an'dan veya sabahın şafağını takip eden alaca karanlıkta okunan ezandan haz duymamak mümkün mü?

Eğlenme, insani yapıdan (fıtrat) kaynaklanan bir istek ve ihtiyaçtır. Beşeri yapının gereği olan hiçbir istek ve ihtiyaç dinde cevapsız bırakılmamıştır. Fakat bu isteklerin tatmini başıboş ve sınırsız da değildir. Günlük hayatın çeşitli problemleri karşısında yorulan, bunalan ve sıkılan insanın meşruiyet sınırını aşmamak şartıyla eğlenmesi, dinlenmesi, ferahlaması caizdir.

 

Çocuk ve Gençlerde Din ve Ahlak Eğitimi

PDF

 

The Religious and Moral Education of Children and Youth

 

Hüseyin KUR/KÖPRÜ

Dr.

Giriş

Dünyanın bilim ve teknoloji çağını yaşadığı bir dönemde bulunuyoruz. Her alanda büyük gelişmelerin, ilerlemelerin yaşandığına şahit oluyoruz. Buna rağmen insanlık tam olarak huzur ve mutluluğu bulabilmiş değil.

Her tarafta şiddetin, terörün, zulmün, insan haklarına tecavüzün, baskının, yalanın, hilenin, entrikanın; kısaca insanın ruhunu karartan her türlü kötülüğün hakim olduğunu görüyoruz. Bugün, insanlar arası ilişkilerin dumura uğradığı, insanın yalnızlaştığı ve yabancılaştığı, aile içi iletişimin kopma noktasına geldiği ve birçok aile dramlarının yaşandığı, ümidimiz ve geleceğimiz olan çocukların, gençlerin çeşitli suçlara hatta uyuşturucu batağına saplandığı ve ahlakının giderek bozulduğu bir dönemde yaşıyoruz.

 

Veda Hutbesi'nden İnsanlığa Mesajlar

PDF

M. Fatih Aydın/Köprü


21. yy. insanının her bağlamda ileri sürdüğü, asrımızda da en fazla revaçta olan ve sosyal adaletin temininde; hak ve hürriyetler, eşitlik, özgürlük insan hakları gibi evrensel kavramların devamlı gündemin önemli satır başlıklarından olduğunu görmekteyiz. Bu değerlerin sosyal adaletin sağlanmasında ne kadar önemli kilometre taşları olduğunu izaha pek fazla lüzum görmüyoruz. Ancak bugünlere gelene kadar insanoğlunun ne kadar sıkıntılara katlanarak ve nice badireler atlatarak kazanmaya çalıştıkları bu evrensel değerlerin tarihî olarak gelişimini nazara vermeye çalışacağız.

Nitekim insanların bu değerlere bireysel bazda sahip olabilmesi için öncelikle kişinin hür olması ve düşüncelerini ifade edebilmesi için de hür bir ortamın olması gerekmektedir. İnancımız gereği de bu teminat bize verilmiştir. Çünkü iman ne kadar parlarsa hürriyet de o kadar ziyadeleşir.

Dolayısıyla İslam akidesinde bahsi geçen cihanşümul değerlerin nasıl ve ne şekilde değerlendirildiğini, aynı şekilde Batıda da bu değerlerin nasıl değerlendirildiğini izah bağlamında somut olarak Veda Hutbesi ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi arasında mukayese yapmayı uygun bulduk.

A. On Dört Asır Öncesinden İlahi Adalet

 

Yeni Bir Dünya, Yeni Bir Anlayış, Yeni Bir Duruş Bediüzzaman

PDF

Tarık Ş. Nişancı

Dr., Dumlupınar Üniversitesi, Bilecik İİBF, Araş. Gör.

Bediüzzaman ve onun misyonunun ne olduğunu duygusallıktan uzak irdeleyebilmek için onun yaşadığı çağın ve İslam toplumlarının genel durumunu ortaya koymak gerekir. Zira, hiçbir ferdin şahsiyeti sosyal bir boşlukta teşekkül etmez; bunun gibi, tarihi hiçbir olay, yaşanan dönemin siyasi, iktisadi, kültürel yapısından bağımsız olarak açıklanamaz. Bediüzzaman’ın yaşadığı dönem Osmanlı İmparatorluğunun hızla çözüldüğü, toprakların bir bir elden gittiği, siyasi kargaşanın had safhaya ulaştığı, Batılılaşma hareketlerinin hız kazandığı, geleneksel yapıların iyice yozlaşıp fonksiyonelliklerini kaybettikleri bir dönemdir. Diğer yandan, sömürgeci rekabetin uluslararası ilişkileri belirlediği bu dönemde, İslam dünyasında sömürge karşıtı mücadelelerin teorik ve pratik yansımaları görülmektedir. II. Abdülhamit’in İslam Birliği yoluyla sömürgeci baskıya direnme stratejisi, iki Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Hint-merkezli hilafet hareketleri bu mücadelenin pratik cephesini, İstanbul-Mısır-Hint ekseninde yoğunlaşan İslam dünyasının siyasi anlamda yeniden yapılanması konusundaki teorik tartışmalar, meşrutiyet ve hürriyet fikirleri bu dönemin teorik cephesini yansıtırlar. Kısaca 19. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın ortalarına kadar geçen süre, belki de Müslüman toplulukların geçirdikleri en buhranlı dönemdir. O kadar ki, Türkiye, İran ve Afganistan dışındaki İslam coğrafyası tamamıyla sömürgeleştirilmiştir.

 

Kurban aynı, ihanet aynı, alçaklık aynı…

PDF

İbrahim KARAGÜL 

Bir hatırlatma önce: Yüzlerce insan katledildi, binlerce insan elleri ve gözleri bağlanarak toplama kamplarına götürüldü, binlerce kadın ve çocuk evlerinden kovuldu, genç kızlar ve kadınlar işkence altında tutuldu, yüzlerce ev yerle bir edildi, hastaneler çalışamaz hale getirildi, elektrik ve su kesildi, sokaklarda çürüyen cesetlerin gömülmesine ve yaralıların tedavisine izin verilmedi, ambulanslar askeri hedef gibi ateş altına alındı, kuşatma altındaki insanlara ilaç ve yiyecek yardımları engellendi, sokağa çıkana ateş açıldı, evlere baskın yapılıp insanlar kurşunlandı, esir alınanlar kurşuna dizildi, doğum yapan kadınların hastaneye götürülmesine izin verilmedi, evlerin/hastanelerin bahçelerine mezarlar kazıldı

 
Sayfa 10 / 12

sexywearsite.com porno malatya escort şişli masaj salonu mobil porno hd porno escort malatya eskişehir escort konya escort