• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • leftlayout
  • rightlayout

İNFAK....

PDF

Ne çirkin görüntüler onlar: Bir torba erzak alabilmek için haysiyetleriyle, onurlarıyla birlikte ayaklar altında kalan, ezilen yaşlılar, kadınlar, çocuklar. Ne çirkin manzara...

Bir çirkin manzara da hemen her gün, her akşam çoğumuzun evlerinde yaşanıyor. Sokağımızda, mahallemizde, belki de hemen yanıbaşımızdaki aç açık, hasta, yoksul komşularımızdan habersiz, onları aramadan, sormadan, umursamadan üşüşüyoruz sofralara; döke saça yediğimiz yemeklerden sonra geğire geğire oturuyoruz birer köşeye. Ne çirkin bir manzara.. bu kadarla kalsa...

Allah’ın Resulünün “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” emrine, ikazına, tehdidine aldırmadan. Allah’ın infak emrine isyan edercesine bir de dua! ediyoruz güya! “Yarabbi verdiğin bu nimetleri soframızdan eksiltme, bulup da yiyemeyen kullarını da rızıklandır.” Hani komşumuz açken tok uyumayacaktık, hani Allah’ın verdiği nimetleri paylaşacaktık. İslam’ın, toplumu kaynaştıran zincirini parçaladığımız yetmiyormuş gibi Allah’ın infak emrini hâşâ iade ediyoruz sanki: “Bizi yoksul doyurmayla, aç komşuyla momşuyla uğraştırma, onları da sen doyur!” Ne çirkin manzara!..

“Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir.”

Resulullah’ın (s.a.v.) bu ikazı yılda bir kere verilen zekatla ilgili değil. Bu emir İslam’ın sosyal toplum anlayışının, İslam’daki yardımlaşma paylaşma dayanışma sisteminin temelidir, omurgasıdır. Bu emre uymamak zinciri parçalar, sistem çöker. Komşunuz açken, sokağınız yoksulken, mahalleniz muhtaçken, kasabanız, şehriniz sosyal ihtiyaçlarını karşılayamazken, toplumsal problemlerini çözememişken sizin mal para servet biriktirip üzerine bir sene yatarak zekat mevsimini beklemenizin hiçbir değeri, hiçbir anlamı yoktur.

Sermayeyi kutsayan “kapitalist ahlaksızlık”ın öğretileri ile İslam’ı anlayıp yaşayamazsınız. İslam’ın toplum anlayışında fertler, bir vücudun uzuvları gibidir. Mutluluğu da sıkıntıyı da, açlığı da tokluğu da, hüzünü de coşkuyu da birlikte yaşar, HİSSEDEREK...

İslam’ın sosyal toplum projesi paylaşmanın zirvesidir. “Ben ben ben” yok orada, “biz” var. Bu sistemde veren Rabbi için verir, alan da Rabbine şükreder, hamdeder. Kimse kimseye minnet duymaz, kimse kimseye fatura çıkarmaz, kimse kimseyi incitemez, onuru zedelenmez hiç kimsenin. (Siz kapitalist düzenin sigorta sisteminin sosyal proje olduğunu mu zannediyorsunuz? Paran varsa prim ödersin, az ödersen az alırsın, çok ödersen çok alırsın, paran yoksa sürün! Sosyal yardım alanlar da asalak olarak görülür. Aciz, zavallı, güçlünün himmetine muhtaç birer yaratıktırlar. Haysiyetlerini vererek, teşhir edilerek alırlar bir lokma ekmeği!)

İslam’ın sosyal toplum projesinde zekat fonlarının işlevi daha genel, daha hacimli ve daha farklıdır. Resulullah’ın (s.a.v.) bu hadisi, Allah’ın infak emrini projelendiren sistemin belkemiğidir. Anında çözüm; başka uygulamalarda olduğu gibi açlığı, yoksulluğu, çaresizliği biriktirip sonra güya çözüm aramak yok, anında çözüm.

Bir sokağa girdiğinizde karşılaştığınız insan size “Bir sıkıntımız yok, aç açık değiliz” diyorsa bilin ki bütün sokak aynı şeyleri söyleyecektir. Bir mahallede, bir kasabada, bir şehirde karşılaştığınız ilk kişi size “Elhamdülillah bir ihtiyacım yok” demişse, bilin ki bütün şehir aynı durumdadır. Komşu aç olsaydı kendisi tok gezemezdi. Komşusunun komşusu muhtaç olsaydı komşusu da “rahatım” diyemezdi. Herkes herkesin komşusu, ve komşu açken tok uyumak yasak. Anında denetim.

Kimse kimseye lütfetmiyor, kimse kimseye bağış yapmıyor. Mülkün sahibi Allah. Allah, verdiği nimetlerin adaletle paylaşılmasını emrediyor. Allah, yardımlaşmayı dayanışmayı emrediyor ve müslümanlar da emre itaat ediyor.Sistem muhteşem. Komşu ev, komşu sokak, komşu mahalle, komşu kasaba, komşu şehir. “Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir.”

Bu sistemde insan dilenir mi? Dilenmek yasak. Bu sistemde insanlar bir kap yemek için kuyruklara girip teşhir edilir mi? İncitmek yasak. “Müslümanım” diyen herkes sistemde görevli, herkes sorumlu. İyiliksever kurtarıcılara ihtiyaç yok, onlara muhtaç zavallı da yok. Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber, sistemi kurmuş: “Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir.”,

“Toplum bir vücudun uzuvları gibidir, birisinde sıkıntı varsa diğerleri onu hisseder.” İslam’ın sosyal toplum projesinde bu yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma sistemleşip yerleştiğinde iyiliksever kurtarıcılar, kurtaracak zavallı bulamazlar...

Yüzde 99’unun müslüman olduğu söylenen toplumumuzda bu sistem işliyor mu? Maalesef toplumumuzun bu sistemden haberi bile yok; kapitalist düzenin sunduğu metotlarla iyiliksever yardım misyonerleri arıyor çaresizce.

“Efendim, ‘modern yaşam kültürü’ bu tür ilişkileri ortadan kaldırdı, kimsenin kimseden haberi olmuyor maalesef. Kem küm!” Elbette öyle. Kurgulanmış hayata yamanmak yerine, kendi değerlerimizle bir yaşam kuramamıışsanız!. Eğer nefes alıp vermek, yiyip içip çıkarmak, gezip dolaşıp eğlenmek yaşamaktır diyorsanız, “modern yaşam” sunuyor sizlere. Böyle yaşamak var yani. Ömrünüz uzun olsun, keyfini çıkarın!..

“Yok, hayır, bizim hayatı anlamlandıran değerlerimiz var” diyor da o değerlerle bir yaşam kuramıyorsanız sıkışır, bunalır, tıkanırsınız. İslam’ı anlamış, Kuran’ı kavramış iseniz ve halen müslüman olmakta direniyorsanız, yaşamınızdan çıkıp giden değerler yüzünden bunaldığınızı hissedersiniz, dünya size dar gelir ve hiçbir “lay lay lom”la ferahlayamazsınız. Muhabbetle.

* * *

Bir itiraz, bir eylem, bir aksiyon bir söylem, HAKİKAT'den neşet ediyorsa SAHİHDİR. Bu anlamda KAPİTALİZME ve onun ürettiği FAİZve SÖMÜRÜ düzenine eklemlenen "muhafazakar dindarlığa" en ağır eleştiriler ile karşı çıkmak, Müslümanlar için meşruiyeti ASLA sorgulanamıyacak bir HAK ve ASLA savsaklanamayacak bir GÖREVDİR.

Bu görevi ifa amacıyla SOSYAL DEVLET ilkesini düstur edinmiş bir yönetim öneren ANAYASA teklifimizi "laik düzene" katkı olarak kabul edip bizi eleştirmeye cüret eden "dangalaklara" 2004 yılında yayınladığım 'Yüzleşme" adlı eserimin İNFAK bahsinden bir bölüm aktardım.

Bizim vazifemiz TEBLİĞ etmek! Hidayeti; DİLEYENE (isteyene) RABBİM veriyor...Muhabbetle.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ahmet El Acemi Dinle,Mealli Kuranı Kerim Dinle

PDF

Kur'ân, Nasihat, Dertlere Şifa, Hidayet ve Rahmettir. Kur'ân, yalnızca insanların ölüm ötesi hayatlarını ilgilendiren hususları açıklayan, ibadetler hakkında bilgi veren ve Yaratıcı'nın birliği ve varlığını ortaya koyan

 

Kur'anı Kerim Okumanın Faziletleri ve Önemi

PDF

Yaratılan binlerce canlı içerisinde akıl ve şuur sahibi olan ve aynı zamanda Hz. Allah'ın (c.c.) yeryüzünde halifesi olma şerefini üzerinde taşıyan yalnızca insandır. İnsana, başta herhangi bir iradi fonksiyonu olmaksızınKur'anı Kerim Okumanın Faziletleri ve Önemi bu şerefi kazandıran Cenab-ı Hakk, onu her dönemde kendisine muhatap kabul etmiş, bu önemli görev ve pâyeyi değişik zamanlarda hatırlatmış ve bunun insanlara ulaştırılması için de farklı zaman ve mekânlarda peygamberlere "sahifeler" ve "kitaplar" inzal buyurmuştur. Gönderilen bütün ilâhi beyanlardaki temel gâye, insana mevhibe-i ilâhi olarak verilen bu şerefin asla unutulmaması, yaratılıştaki sırrın farkında olunması ve netice olarak da dünya-âhiret mutluluğunun yakalanmasıdır. İnsanlığın başlangıcından günümüze bazı temel prensiplerin dışında, hayat şartları ve ihtiyaçlar farklı olduğu gibi, bu ihtiyaçlara her dönemde verilen ilâhi beyandaki (tali) prensiplerde de zaman zaman değişiklikler olmuştur.

 

Fetih Süresi (Kur'an'ın Fatih'i) Faziletleri

PDF

FETHİ SÜRESİNİN FAZİLETLERİ ŞU ŞEKİLDEDİR

Bu süre çok özel bir süredir.. İnşaAllah okuyanda dinleyende aynı amaca ulaşır.Hadisde demiştir ki:
Fetih suresini okuyan kimse, Muhammed Resulüllah ile birlikte Mekke fethine hazır olan kimse gibidir.
FETHİ SÜRESİNİN FAZİLETLERİ ŞU ŞEKİLDEDİR
Zayıf kimse bu sureyi çokça okursa güçlenir. Zillete düş müş kimse okursa izzet ve şeref bulur. Mağlub olmuş kimse okursa yardım görür. Sıkıntıda olan okursa Allah onun işlerini kolaylaştırır. Borçlu olan okursa borcu ödeme imkanına kavuşur. Zindanda olan okursa kurtulur. Gam ve kedere boğulmuş kimse okursa, Allahü Teala lütuf ve keremiyle onun gam ve kederini kaldırır.

 

Cuma Süresi (Büyük Müjdelerin Süresi ve Kur'an'ın Cuması)

PDF

Bu mübarek sure, göklerde ve yerde bulunan herşeyin Allahu Tealayı tenzili ve teşbih ettiklerini beyan ederek başlar.
"Sure-i Cuma'yı okumayı adet haline getiren kimseye, müslüman memleketlerinde Cuma namazına gelen ve gelmeyen kimselerin adedi karşılığındaki onar sevap verilir."
Cuma suresini okuyanlar ve İnşaAllah dinleyeneler Şeytanın vesveselerinden kurtulurlar..
Zâlike fadlüllâhi yü'tîhi men yeşâ', vellâhü zül fadlil azıym. Ayetini sıklıkla okuyan ise ziyana uğramaz inşaAllah
Özellikle cuma gecesi kılınan namazın ilk rekatında okunursa Allahın izni ile okuyana mükafat olarak cennet verilecektir denmiştir..
Cuma süresi 11 ayettir. Ezberlenecek kadar kısa ve kolaydır. Bu süreyi ezberleyip cuma namazlarında okumanız size inanılmaz müjdeler getirecektir İnşaAllah.

Latin Alfabesi İle Cuma Süresi

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 221

sexywearsite.com porno malatya escort şişli masaj salonu mobil porno hd porno escort malatya eskişehir escort konya escort