Şu günlerde terör belası üzerine konuşulacak, konuşuluyor ve eğer üzerine kararlılıkla gidilmezse, milli bir mesele olan bu konu; ortak akılla, aklıselimle, mantıkla, insani yöntemlerle çözülmezse, korkarım ki ateş daha da büyüyecek!
Ülkede Kürt sorunu yok, terör sorunu var. Terörü yapanlar Kürt değil. Terörü yapanlar, ortaya atanlar; Türk-Kürt kavgası çıkartmak, ezeli ve ebedi Kürt- Türk dostluğunu bitirmek, düşmanlığı körüklemek istiyorlar! Tabii bunu yaparken çeşitli argümanlar kullanıyorlar. Durmadan söyledik yine söylüyorum; PKK başı Abdullah Öcalan Kürt değil, bir Ermeni’dir. Asıl adı da; Agop Artinyan’dır. bu oyuna gelmeyelim.
|
Terör hepimizin sorunu. Terörün önlenmesi, terörsüz, huzurlu bir ülke herkesin arzusu. Ciğerlerimiz yanmaya devam ediyor! Terör belası iyice azdı! Bunun mutlaka ama mutlaka bitmesi lazım. En azından bitirme konusunda; iktidarı, muhalefeti, STK, aydınlar, yazarlar, fikir adamları, TSK ve herkesle mutabakat sağlanmalı. Meseleyi; politika malzemesi yapmak, “bu, AK Parti’nin sorunu, o çözsün, hükümet terör konusunda yetersiz kaldı, istifa etmeli, erken seçim yapılmalı” demek, doğru ve akılcı bir yaklaşım değildir. Gerçekten terörün sona ermesini istiyorsak; radikal tedbirler almaya mecburuz. Basında çıkan bir haber eğer doğruysa bunun üzerine mutlaka gidilmeli, ne gerekiyorsa yapılmalıdır...
Ne demek; 12 şehit! Nereye kadar? Ne zaman bitecek bu? Ne biçim anlayış? Ne biçim duyarlılık? Yazmak kolay, konuşmak kolay, tenkit çok kolay! Ya çözüm? Evet ya çözüm? Sanırım burada sınıfta kalıyoruz. Bu kafayla ne terör önlenir, ne de ülke kalkınır! Şehit olan yavrularımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyor, yaralı Mehmetçiklerimize acil şifalar temenni ediyorum. Kolay değil, ateş düştüğü yeri yakar! Şimdi ailelerin yüreklerine kor düşmüş bulunuyor. Allah bir daha böylesine acı göstermesin. Elim bilgisayar tuşlarına gidemedi bir türlü! Haberleri takip ettikçe içim kan ağladı! İster inanın ister inanmayın gözyaşlarıma hâkim olamıyorum. Şu...
Başbakan'ın son günlerde dile getirdiği "Neden şimdi?" sorusu kafalardaki soru işaretlerini artırdı.
Gün geçmiyor ki Güneydoğu’dan bir terör saldırısı haberi gelmesin... Geçen yıl yaz aylarında can çekişmeye başlayan örgüt, bu yaz eylemlerinin dozunu iyice artırdı ve Türkiye, son iki ayda terör saldırılarına 35 şehit verdi. Artan saldırılar sonucunda kamuoyu terörün neden tırmandığını tartışıyor.
Peki, örgüt, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün deyimiyle "Motive mi edildi, yoksa bir ihale mi aldı?" İstihbarat birimlerinin düzenli bilgi aktardığı Başbakan Erdoğan da son günlerdeki konuşmalarında hep aynı soruyu soruyor.
Perşembeyi Cuma’ya bağlayan gece; “ Regaib Kandili”. Camiler dolup taşacak. Okunan Kur’anlar, Mevlidler, salavat-ı Şerifelerle gözlerde yaş, gönüllerde Ramazanın yaklaşması sebebiyle derin hissiyatlar yaşanacak. Camilerimiz; rengi, dili, ırkı, mezhebi, siyasi anlayışı, fikir ve düşüncesi farklı da olsa insanlarımızı bağrına basıyor. Camilerimiz aynı zamanda en güvenli yerlerimiz. Kim oraya girerse her türlü saldırıdan, kavgadan masun sığınaklardır. Çünkü, “Allah’ın evi” olarak nitelenir. Bu duygular sadece camilerde yaşanmaz; camiler Allah’ın evi de, dünya ne? Dünya; Allah’ın mekanı, O’nun bize verdiği insanca yaşama yeri değil mi? Gönlünde Allah duygusu, peygamber...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 7 / 50 |