• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • leftlayout
  • rightlayout

YAKALARDAN KURTULUYORUZ

PDF


Emekli olunca yaptığım ilk değişiklik ısgarpin ayakkabılardan kurtulmak oldu. Spor giyinmeyi severim. Resmi görevler dışında ceket giymeyi sevmedim. Kravatla ta imam-hatip yıllarından beri aram iyi değildir.

 

"HAŞHÂŞÎN"İN SONUNA DOĞRU

PDF

Afganistan-Tayvan gibi ülkelerden başlayan uyuşturucu yolu; yıllarca kanlı bölgelerden geçerek Avrupa’ya-Amerika’ya ulaştı, ulaştırıldı. Bu ulaşım için kanlı bölgeler oluşturuldu uyuşturucu baronlarınca: Afganistan-Keşmir-İran-ırak-kuzey ırak-Kıbrıs-Sicilya- Korsika-İspanya Bask bölgesi ve Kuzey İrlanda çizgisinde mâfia diye tanımlanan; Arapça “Muâfiyyûn” diye bilinen Hasan Sabbâh’ın örgütlediği yapı. Bunlara tarih içinde “Haşhâşîn” de dendi. Haşhaşçılar. Kan eşliğinde para ve uyuşturucu takasları yapıldı. Şehit tabutlarında bile uyuşturucu nakletmekten çekinmedi bu yapı.

 

CEMAATLERİN HESABI

PDF

CEMAATLERİN HESABI MAHŞERDE İMAMLARINDAN SORULACAK

Çevremde küfreden bir insan sesi duyduğumda yüksek sesle “Estağfirullâh” çekerim. Adam önce şaşırır; kızar gibi olur; ben devam ederim yüzüm gülerek; “Senin adına çekiyorum, günaha girdin ve biz sana küfretmenin günah olduğunu anlatamadık. Senin adına Allah’tan bağışlanma diliyorum”deyince sohbet hemen koyulaşır

Bir hizmetlimiz vardı; uzun yıllar beraber çalıştık. Şimdi artık yapmıyor, hacca vardı-geldi. Çok küfrederdi olur olmaza; ben de onun adına mescide gidip tevbe namazı kılardım. Biz bu insanlara bu davranışların uygunsuz olduğunu anlatamadık. Bir öğretmenlik felsefemiz vardır: “Öğrenmeyen öğrenci yoktur; öğretemeyen öğretmen vardır.” Yani öğretmen eğer öğretemeyecekse niye öğretmen olmuş ki?

 

KOMŞUYA UZANAN DALLARI BUDAMA ÖZGÜRLÜĞÜ

PDF

Dün, arka bahçedeki ağaçlardan; önce asmaları budayayım diye başladım ucundan anladığım kadar. Köyde de yapardım ağaç budamayı. Bir yandan hafızam ta gerilere gidiyor. Önce
Komşuların tarafa uzanmış dalları temizlemeye çalıştım. Çocukluğumun insanları için bir karış toprak vatan, bir dal meyve vatan. Ne kavgalar gördük bir karış toprak, bir dal meyve  için. “annı kabağını yararım, pekmezini akıtırım” diyen-diyene bir avuç su, bir karış yer, bir dal ağaç için.

 

KİMYAMIZ BOZUK

PDF

İmam-Hatip Lisesinde Nurten BAYKAL diye bir kimyacımız vardı; idealist bir kimyacı idi. O dönemdeki bizim sınıf algısı; “Nasıl olsa imam olacağız; bize kimya mı lazım” idi ve kimya dersini dinlemek istemezlerdi. Dersi sinirinden ağlayarak terk ederdi bazen. Bir kaç arkadaş iyi dinlerdik. Şimdi bakıyorum da kimyacımızın ağlama sebebi anlaşılıyor. Milletin kimyası bozuk; tansiyon, şeker, kollestrol durmadan sayıyorlar.

Sarıcakaya İmam-Hatipte 1990 lı yıllarda Mahmut KÖSE diye kimya öğretmenimiz vardı. Mastırını Eskişehir’de yaptı, doktorasını İngiltere’de. Şimdi Karaelmas Üniversitesinde prof. Dr. Branşı gıda kimyası idi. Çayı demler gecenin geç saatinde çay sohbeti arasında bana hazır gıdaların kimyasını anlatırken, ellerini gerer, yirmi sene sonra milletin başına gelecekleri anlatırdı. Bu anlattıkları milletin başına geldi ve gelmeye devam ediyor. Ben iyi bir dinleyici olarak gıda kimyasını beynime nakşettim ve hem kendimi hem de ailemi bir sürü çevre baskısına rağmen korumaya çalıştım.

Çocuklarıma sırf beni kızsın diye gizli-gizli “Bakkal Herşesi” yedirdiler. Eşime çevre kadın baskısı o kadar ileri gitti ki. Garip kaldık vesselam bu konularda. Şimdi benim savunduklarım sağlık merkezinde poster olmuş; lakin ne fayda; önümüzdeki beş yıl sonrası ortalama iki ya da üç kişiden biri kanser olacak.

Er veya geç; toplum öze dönecek: kültürde, eğitimde, sağlıkta..

Çocukluğumun kuruşları geri geldi. Çocukluğumun tarımı geri geliyor organik tarım diye. Çocukluğumun okul kıyafetleri yeni yıldan itibaren ren-ga-renk okulları süsleyecek. Çocukluğumun somun ekmekleri, ekşi mayalı kepekli ekmekleri yavaş-yavaş geri geliyor. Millet obozit oldu beyaz ekmekten dolayı. Doyma hissi vermiyor, sünger gibi.

Gün gelecek insanlar ne kadar diş macunu, deterjan, kimyasal sabun, deterjan varsa evlerinden kovacaklar; kovmak zorunda kalacaklar. Bunların yerini; laplı, çevreyi kirletmeyeni yesen dokunmayan temizlik ürünleri alacak.

Yıllık ilaç tüketimi kırk milyar lirayı (kırk katrilyon) geçiyor. Bu ülke her yıl bir GAP parasını ilaca kaptırıyor. Hastalıkların sebebi kimya cahilliği, kimyacıların iyi dinlenmemesi. Aynı havuzdan tüketiyoruz; sağlık primini hasta olan da ödüyor, olmayan da. Ortada kul hakkı var. Birbirimizi bu konuda uyarmamız gerekiyor. Hasta olanın ceremesini hasta olmayan da çekiyor.

İlaç tröstleri, sağlık olayını bir sömürü alanı olarak kullanıyorlar. Ülke işgal edilmiş ve biz bu tröstlere sömürge parası ödüyoruz. Yıllık milli gelirimizin neredeyse dörtte biri ilaç ve sigara tüketimine gidiyor.

Sonuç: aynı gemideyiz ve bir vücudun organları gibiyiz. Acı reçeteleri hep beraber geçmişte gördük; çıkan krizlerin sonuçlarına hep beraber maruz kaldık. Bu gelecekte de böyle olacak eğer milli geliri yok eden kara delikleri kapatmazsak.

 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 16

sexywearsite.com porno malatya escort şişli masaj salonu mobil porno hd porno escort malatya eskişehir escort konya escort