• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • leftlayout
  • rightlayout

KADER MEKANİZMASI VE FELSEFESİ -1 KADER Mİ BİZİMDİR; BİZ Mİ KADERİN?

PDF

Kader konusunda düşünmek sanırım insanlık tarihiyle başlamıştır. Çünkü tecrübe ediyoruz ki hayatta birçok şey bizim kontrolümüz dışında gerçekleşiyor. Çoğu zaman da hayatımızın akışı ne kadar kendi elimizle diye kendimize soruyoruz. Sırlı bir şeylerin olduğunun farkındayız. Anlayamadığımız bir mekanizma sürekli işliyor.

Nasıl bir makinenin çalıştığını görürüz ama nasıl çalıştığıyla ilgili hiçbir fikrimiz yoktur. Buna benzer bir durumu ilk kez bir fax makinesi gördüğümde yaşadığımı hatırlıyorum. Sonuç görülüyor ama süreç bana göre karanlıktı. Tıpkı, kapımız çaldığında orada bilinçli bir canlı olduğunu bilmemiz ama kim veya nasıl biri olduğu hakkında fikrimizin olmaması örneği gibi.


Kader mekanizmasını açıklama konusunda en büyük ilerlemeler yeryüzündeki dinler sayesinde olmuştur.

Benzer felsefelerle hepsi bu konuda bize önemli ipuçları vermişlerdir. Bunlardan bazıları kaderi teslimiyet olarak görmüşler, bazıları ise herkesin kaderinin kendisine bağlı olduğunu belirtmişlerdir. Kaderle ilgili en geniş bilgileri İslam dini sunmuştur. Bununla birlikte birçok konu hala bulanıktır. Çünkü en başta söylediğimiz gibi kaderle ilgili birçok mesele anlayamayacağımız çalışma prensiplerine sahiptir. Bu bağlamda İslam dininin tavsiyesi kader konusunda çok fazla konuşmamaktır. Bunun nedeni insanın anlamasının mümkün olmadığı konularda yanılma ihtimalinin çok yüksek olmasıdır.

 

Ayrıca kaderin bilinen kısımları hakkında konuşanların çok dikkatli olması gerektiği söylenmiştir. Adeta kader konusunda konuşmak bir eczacının ilaç yapmasındaki hassasiyete benzer.

Ayrıca kadere inanmakta Allaha inanmayı gerektirdiğinden, İslam felsefesini anlamadan kader hakkında düşünmek hem tehlikelidir hem de gereksizdir. Ama her konuda olduğu gibi İslam dini asla düşünmeyi engelleyecek bir tutum sergilemez sadece dikkati vurgular.
Kaderin, bir mekanizmasını anlama kısmı; bir de felsefe kısmı vardır.

Biz bu bölümlerden sadece bazı önemli kısımlarına vurgu yapacağız.

Aksi takdirde düşüncelerimiz, kaderle aramızdaki sisleri dağıtmaya yetmeyecektir.

Sisten kurtulmanın tek yolu ilerlemektir. Ona karşı ışık tutmamızın, karşısına geçmenin hiçbir faydası yoktur.


Kader ile ilgili mekanizmada ilk düşünmemiz gereken şudur; “ Yaşadığımız bir günde yaptıklarımızın ne kadarı bizim elimizde?” Örneğin bir yemeğin yenmesi ve sindirilmesi hususunda görüyoruz ki ağzıma lokmayı attığımız andan itibaren hiçbir müdahalemiz olmuyor. Yaptığımız çoğu eylemde sadece kararlarımızı kontrol edebiliyoruz. Peki, kararlarımızı ne kadar kontrol edebiliyoruz? Uzun süredir görmediğimiz bir arkadaşınızı telefonla ramak istediğiniz de gelişen süreçlere bir bakalım. Öncelikle sevdiğiniz birini aramak isterseniz. Peki, sevmek bizim elimizde mi? Sonra onu özlersiniz. Burada görüyoruz ki özlemekte bizim elimizde değil.

Daha sonra aklınıza gelir. Peki, o kişi aklınıza gelirken sizin hiç müdahaleniz oldu mu? Örnekleri çoğalttığımızda şunu görüyoruz sevgi, nefret, özlemek, unutmak, hatırlamak, âşık olmak, sempati duymak vb. hissi özelliklerimizin hiç biri bizim elimizde değil.

Düşündüğümüzde aslında hayatımıza yön verenlerinde duygularımız olduğunu görürüz. Her hareketimize kalbimiz önderlik eder, sizi bir yere sürüklemek ister akıl ise ona uymak ve uymamak konusuna karar verir. Bu durumda kalbinizin sesini dinleyerek yaptığımız her şeyin bizim elimizde olmadığını söylemek mümkündür, aklımızla karar verdiklerimizin ise bu karar aşamasına kadar yaşadıklarımızın etkili olduğunu düşünecek olursak oraya kadarda bizim dışımızda gelişen olayların etkili olduğunu görürüz. Bu durumda, aslında kendi hayatımıza müdahalemizin yüzde bir den çok çok düşük olduğunu görmek çok zor değildir…


Niyazi DEMİRCİ

Bu Haber 701 Defa Okundu
 

sexywearsite.com porno malatya escort şişli masaj salonu mobil porno hd porno escort malatya eskişehir escort konya escort